böyle azıcık kelimeyle bu kadar insanın içine işleyen öyküler yazabilen çok yazar yok...
“Hazır olduğumuzda, gardımızı almış ve tedbirli olduğumuzda sınanma sıramızın geleceğini sanırız ame öyle olmaz: Habersizce, hiç beklenmedik zamanlarda, kılık değiştirmiş olarak, en sıradan anlarda karşımıza çıkar sınavlar.”
Allahım nasıl güzel bir kitap. Nasıl sessiz, nasıl sesli. Claire Keegan’ı, Rachel Cusk’ı, Annie Ernaux’yu okuyup sevdiyseniz gözünüz kapalı dalabilirsiniz Lucy Caldwell’in Yakınlıklar’ına - çünkü Keegan’ın nezaketini, Cusk’ın gözlemciliğini, Ernaux’nun dürüstlüğünü almış sanki Caldwell. Almış, harmanlamış, ortaya bu çok gerçek metinleri çıkarmış. Kitabın ismi de nasıl güzel!
1981 doğumlu genç İrlandalı yazar Caldwell’in odağına anne olma halini alan öykülerini içeriyor Yakınlıklar. Bazı öykülerde “çocuk doğurmuş olsam burada başka bir şey hissederdim muhtemelen” gibi bir duygu hissettim, dolayısıyla kendisi anneliği deneyimlemiş insanlara daha da nüfuz edeceğini sanıyorum kitabın. Her ne kadar öyküleri birleştiren unsur annelik deneyimi gibi gözükse de, metinler asla bundan ibaret değil; kadın olmanın pek çok hâlini anlatıyor yazar. Sınavlar, yalnızlıklar, ihtimaller, hayal kırıklıkları ve tabii hayaller, bıkkınlıklar, korkular, çaresizlikler, dayanışma...
Böyle azıcık kelimeyle bu kadar insanın içine işleyen öyküler yazabilen çok yazar yok, o nedenle Lucy Caldwell’i pamuklara sarmalıyız bence. Kitaba ismini de veren son öykü Yakınlıklar, kanser şüphesi ile geçirdiği bir dönemi, ilk kadın hakları savunucularından Caroline Norton’ın hayatını okuyarak geçiren bir kadını anlatan ve bu iki hikâyeyi muazzam birleştiren Çocuklar, hepimizi sınayan ihtimallere ve alternatiflere dair yazılmış müthiş incelikli bir metin olan Bütün İnsanlar Ahlaksız ve Kötüymüş, bir kadının tuvalete giderken uyuyan bebeğini bir yabancıya emanet etmesinin ardından yaşadığı kaygıyı anlatan İşte Öyle öyküleri en sevdiklerim oldu.
En sevdiklerimi yazayım dedim ama baktım ki çoğunu yazmışım zaten. Bu da bu kitabı ne kadar çok sevdiğimin ispatı olsun, bu inceleme şu cümleyle bitsin: “Pişmanlık, yapmadığınız şeyler için hissedeceğiniz bir duygudur.”
Bayıldım sana Yakınlıklar.