Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SEREF Aydin Tarafından Yapılan Yorumlar
"Dönüş Acıları" adlı bu romanı yedi sekiz yıl önce okumuştum. Bana çocukluğumda okuduğum Kemalettin Tuğcu romanlarını hatırlattı. Çok basit bir konu ve buna bağlı olarak okumaya çalışan öğrencilerin başından geçen olaylar. Zaman zaman hüzünlü ve kimi zaman da ders verici. Çocuklar ve gençler için ilgi çekici olabilir.
Güzel bir roman. Sade ve akıcı bir anlatımı var. Karlı bir gecedeki İstanbul tasvirleri çok canlı ve gerçekci. Çiftlikte geçen olaylar Dallas dizisini aratmayacak türden entrikalarla dolu bir eser. Her yönü ile okunmaya değer.
Ayşe Kulin "Köprü" adlı bu eserinde adı gerçekten unutulmayacak rahmetli Recep Yazıcıoğlu'nu konu almış. Eser çok kolay okunuyor, sıkılmadan ve bir an önce bitirmek arzusu ile. Erzincan ve yöre halkının yaşadıklarını dile getirmesi açısından çok önemli. Başbağlar Köyünde yapılan insanlık dışı katliam her yönüyle eserde dile getirilmiş. İnsan okurken hüzünleniyor, terörün çirkin yüzünü daha net görüyor. Yöre insanının çileli hayatını anlatması ve Köprü'nün yapımında yaşanan sıkıntılar; romana hem gerçeklik katıyor hem de merak uyandırarak okunmasını kolaylaştırıyor. Türkiye'yi tanımak için bu tür kitaplar daha çok yazılmalı ve daha çok okunmalı.
Tarihi konuları işleyen romanlar bana genellikle sıkıcı gelmiştir. "Gelibolu" bunlardan çok farklı bir roman. Olaylar çok akıcı bir dille anlatılmış. Okurken hiç sıkmıyor insanı. Ayrıca Çanakkale Savaşı'nın yaşandığı yerler tasvir edilirken insanın oraları görme arzusu daha çok artıyor. Çok canlı tasvirler var. Zaman zaman insanı alıp götürüyor oralara. Konu gerçekten iyi seçilmiş ve iyi işlenmiş. Tek kararsız kaldığım nokta anlatılanlar gerçekten yaşanmış mı, yoksa hayal ürünü mü insan bazen anlayamıyor. Türklerle Anzaklar arasında yaşanan bir dostluk örneği. Herkesin ders alması gereken bir dostluk örneği hem de. Bu tür kitaplardan hoşlananlar için sıkılmadan okunabilecek bir eser.
İşte bir İkbal Gürpınar klasiği daha. Gerçekten çok hoş şeyler yazıyor İkbal Hanım. Çevresine her zaman pozitif enerji dağıtmaya devam ediyor. "Günaydın Gece"den sonra zevkle okuduğum yeni bir kitap oldu "İçimden Geldiği Gibi". Yalnız şunu itiraf etmeliyim ki ilk kitap kadar can alıcı değil. Ayrıca Sayın Gürpınar, bu kitabında özel hayatından biraz fazlaca bahsetmiş. Özellikle ayrıldığı eşi ile yaşadığı sorunların dile getirildiği bölümler bana sıkıcı geldi. Onun dışında anlatılanlar insanlara manevi duyguları hatırlatması açısından gerçekten kayda değer yazılar. Toplumumuzun burada anlatılanlara ihtiyacı olduğu aşikâr. Birbirimizi sevmeyi başarırsak her türlü güçlüğü yenecek bir ülke oluruz. Özellikle gençlerin bu kitapları okumasında fayda görüyorum. Dünyada her şeyin maddiyattan ibaret olmadığını, hayatı hep tospembe görmemeleri gerektiğini bu tür kitapları okuyarak anlamalılar. Elinde cep telefonları ile sürekli mesajlaşan gençlerin günün birinde hüsrana uğramamaları için hayatın gerçeklerini görmeleri gerekir. İkbal Gürpınar televizyondaki programlarının yanında yazdıkları ile de buna çok büyük katkıda bulunuyor. O'nu kutlamak lazım.