Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

26.08.2020

Onunla ilk buluşmamız Parasız Yatılı. İlk kitabı bu. 1971’de yayımlıyor ve 1972’de Sait Faik Hikaye Armağını’nı kazanan ilk kadın yazar oluyor eseriyle.

On iki hikaye karşılayacak sizleri. Birçoğunda ‘parasız yatılılık’ konusuna değinecek.

Anne ve/veya babasını kaybetmiş, yatılı okullarda büyümüş çocuklar, yoksulluk ve yalnızlıkla yoğrulmuş kadınlar, ahlak kotasını tüketmiş burjuvanın kullandığı hizmetçiler.

Birçoğuna şahitlik edeceksiniz satırlar arasında.

Hele esere adını da veren Parasız Yatılı ve Haraç adlı öyküleri var ki sizi sizden alacağını düşünüyorum naçizane.
21.08.2020

‘Kırk Oda’ serisinin ilki ‘Kırk Oda’. Diğerlerine göre Aynasız ve Anahtarsız olanı belki de bunlar.

1981-1984 yılları arasında kaleme alıp 1987 yılında yayımlıyor eserini. Dokuz adet
masal-hikaye bulacaksınız burada.

Her başlıkta ‘evrensel bir masala’ göndermelerde bulunup o masalları ‘yeniden yaratacak’ aslında.

Yaratmak-üretmek dedik. Bunu masalların mutlu sonlarına karşı durarak yapacak. Evet bu defa gülmeyecek yüzler sanırım:

“Herkes çok mutluydu aşağıda. Ortaklaşa bir sahteliğin görkemli yanılsaması içinde herkes çok mutluydu. Herkes bir yalnızlığı çoğaltıyordu.” (s.29)

Yine çokça insan diyecek. Yine çokça kadın diyecek ve yine çokça ‘aşk’ diyecek:

“Kimseler anlamazdı şiirlerimi. Ben de anlamazdım. Ama duyardım. Yüreğimin ta derinliklerinde duyardım.” (s.53)
20.08.2020

“Cehaletimin muazzam boyutlarını biliyor olmam, onu sergilemekten hoşlandığım anlamına gelmez.

Benimle söyleşi yaparken bilgimin ve idrakimin sınırlarına saygı duyan ve benden Delphi Kahini’ni oynamamı istemeyen kişilere minnet duyuyorum.” (s.13)

Böyle söylüyor eserin girişinde Ursula. Aslında ‘bir söyleşide’ hangi noktaya dikkat edilmesi gerektiğine de işaret ediyor böylelikle.
Kurmaca, Şiir ve Kurmacadışı olmak üzere üç başlık altında toplanan söyleşiler mevcut eserde.

Söyleşilerden ikisi bir radyo istasyonun stüdyosunda diğeri ise Ursula’nın evinde gerçekleştiriliyor.

Soruların sahibi David Naimon’da bir yazar aynı zamanda.

Ursula’ya aşina okurların faydalanabileceği bir eser olduğu gibi onunla tanışmak isteyenlerin de tercih edebileceği bir kitap durumunda bence.

Yazdıklarına, söylediklerine ve duyabildiklerine dair etkileyici şeyler anlatacak Ursula.

Woolf, Tolkien, Jane Austen, Atwood ve Henry James gibi yazarlara da değinecek satır aralarında.
20.08.2020

Deniz Poyraz’ın ilk ve tek kitabı. Edebiyat yolculuğunun daha başında genç de diyebileceğimiz biri.

Okur arkadaşım vesilesiyle buluştuk kendisiyle. Benim gibi okumalarında çok fazla risk almayı sevmeyen bir okur için masadan mutlu kalkılan bir buluşma oldu.

Eleştirmek çoğu zaman kolay olan gibi duruyor. Zira piyasada birkaç yıl ‘çok satıp’ da sonra sessiz sedasız yok olan o kadar çok yazar ve kitap var ki.

Deniz Poyraz bu hikayeleriyle yok olmamaya direnebilir mi bilemiyorum. Belki de böyle bir derdi-amacı yoktur bile.

Ya da Sylvia Plath gibi ‘içerisinde dinmek bilmeyen o çoşku’ için yazıyordur.

Aslında ilk üç hikayesiyle sizleri içine çekiyor. Güzel bir başlangıç yapıyorsunuz. Nedendir bilmiyorum sonraki hikayelerde okurunu tutmakta zorlanıyor gibi.

Büyük beklentiler içine girmeden; ama küçümsemeden. Buyurun.
20.08.2020

1962 eserin yayımlanma tarihi. Fakat eserinin Türkçe basımını göremeden veda edecek yaşama. Hani şu Otobiyografi’sinde de yazdığı gibi:

“... yazılarım otuz kırk dilde basılır
Türkiyem’deTürkçemle yasak.”

yasaktır.

Ahmet karakteri karşılayacak bizleri. Komünist olduğunu dile getirmekten korkmayan-çekinmeyen Ahmet. Ve arkadaşları ve çevresindekiler.

Şiirlerinde anlattığı kişiler, katıldığı toplantılar, eylemler ve amaçladıkları ile otobiyografik de bir roman bu.

Özünde genç Cumhuriyet’in sancılı dönemlerinde (1925 sonrası) Komünist hareketin yer bulmaya çalışması anlatılıyor.

Özellikle Mustafa Suphi göndermeleri fazlasıyla yer tutuyor eserde.

İzmir-İstanbul-Moskova ve Karadeniz kıyılarında geçen ve geçişlerin çok hızlı olduğu da bir roman bu.

Nazım’ın üslubunda o şairane hallerini de göreceksiniz fazlasıyla.

Şiirleri kadar mıdır? Hayır. Okunmalı mı evet. Buyurun.