Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

hakan arslangiray

Ülkemizin en önemli sorunlarından birinin az okumak ve buna bağlı olarak okuduğunu anlamamak olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle başta kendi ailem ve yakın çevrem olmak üzere, ulaşabildiğim tüm insanların kitap okuması için elimden geldiğince çabalıyorum. Okuduğum kitapları yorumlayıp paylaşarak kitapseverlerin bu kitaplar hakkında bilgi edinmesini amaçlıyorum.

hakan arslangiray Tarafından Yapılan Yorumlar

29.06.2023

Ülkemizde yıllardır varolan ve insanların hiç ders almadan inanarak kanmaya devam ettiği saadet zinciri olarak tabir edilen dolandırıcılık yönteminin konu edildiği bir roman.

Üçlemenin son kitabı olan Fon'u okumadan önce yazarın da belirttiği gibi her ne kadar birbirinin devamı olmasa da önce İnferis ve Sahte Sultan'ı okursanız bu romanda yapılan atıfları anlamak açısından faydalı olacaktır.

Üçlemenin önceki kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da yazarın mesleki geçmişinden kaynaklı olarak özellikle maliye ile ilgili konular oldukça detaylı anlatılmış.

Yazar üçlemenin final romanında artık ülkenin içinde bulunduğu durumu okuyucunun belleğine kazırcasına üstüne basa basa anlatarak sanki "daha ben ne yapayım sizin için" demiş.

Heyecan düzeyi önceki romanlara göre biraz daha düşük olsa da ve kurgunun gidişatı tahmin edilebilir olsa da sıkılmadan okunabilecek güzel bir polisiye roman olmuş.
Dinlenmek ve resim yapmak için bir dağ kaplıcasına giden bir ressamın dilinden anlatılıyor hikaye. Resim yapan ve biraz da şiir yazan bir sanatçı, kendi tabiriyle " ortak duygular dünyasını geride bırakmak ve sanatçının aşkın konumuna ulaşmak" (s.136) amacıyla bir dağ kaplıcasına doğru yola çıkıyor.

Yazar, bu kısa romanın giriş bölümünde, dünyanın her şeye rağmen yaşamaya değer bir yer olduğu tezini savunuyor. "Yirmi beş yaşıma geldiğimde, aydınlık ve karanlığın, madalyonun iki yüzü olduğunu ve güneşin parladığı yere mutlaka gölgenin de düşeceğini fark ettim." (s.6)

Yazar, romanın bazı bölümlerinde ana karakterin dilinden batı resim ve şiiri ile üyesi bulunduğu Japon sanatını karşılaştırıyor.

Ana karakter kaplıcada tanıştığı ve başkasından duyduğuna göre garip bir geçmişi olan bir kadından etkilenip, kafası dağılınca kafasında tasarladığı huzurlu çalışma ortamını bulamıyor ve hikaye bu çerçevede gelişiyor.

Yazar, kitapta bolca doğa betimlemesi ve biraz da insan karakter analizi yapmış, diyaloglar da çok az miktarda olunca kısa bir roman da olsa kitabı okumak için bazı bölümlerde özel dikkat ve yoğunlaşma gerekiyor.

Kitapta genellikle Japon sanat ve edebiyatından ve bazen de dünya sanat ve edebiyatından sanatçıların eserlerine bol miktarda atıfta bulunulmuş. Batılı sanatçıların adı ve eserleri tanıdık gelse de Japon sanatına özel ilginiz yoksa Japon sanatçılar ve eserleriyle ilgili bölümlerde yabancılık çekebilirsiniz. (Kitapta geçen sanatla ilgili kişi ve eserleri çevirmen her sayfada alt bilgi olarak detaylandırmış.)

Japon sanatına ilginiz varsa severek okuyabileceğiniz bir kitap.

"Bireyi geliştirmek için tüm imkanlarını harcamış olan uygarlık, daha sonra mümkün olan her şekilde onu ezmeye devam ediyor." (s.154)
23.05.2023

Atatürk'ün askerliğe başladığı dönemle 1.dünya savaşı sonunda istanbul'un işgali arasında kalan hayatını anlatan bir kitap.
19.05.2023

son dönemlerde sıkça söz edilen çok eskiden beri Türk devletlerinin arkasında gizli bir oluşumun varlığı tezini işleyen bir roman. bazı bölümlerde yerli ve yabancı çok fazla isim geçince akıcılığı azalıyor kitabın.