Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Enteresan bir üslup; yazar aslında kitabı yazmamış, konuşmuş. Konuşma diliyle yazılan kitapları zaten severim de bu romanda fazla. İlk başlarda sevmediğimi düşünsem de sonraları sevdim. Kitabın ilk yarısı sürekli birbiriyle alakasız karakterler ve hikayeler arasında atlayarak geçiyor ve bu nedenle çok ara vererek okumanızı önermem (hikayeden kopabilirsiniz), bu aşamada sıkılmayıp bırakmazsanız ikinci yarıdan itibaren hikayeler birleşmeye başlıyor ve kitabın sürükleyiciliği artıyor. Yazar anadolu haklının inançlı görünümü altında aslında ne kadar büyük kötülükler yapabileceğimi bütün gerçekçiliğiyle ortaya seriyor. Sadece sistemli kötülük yapmak da değil; Ömer’in hikayesinde olduğu gibi, çevrede olan herkesin bildiği bir kötülüğe ses etmemek, karşısında durmamak da bu kötülüğe ait. Sonunda ilahi adalet gelse de, bunları okurken sinir küpüne döndüm çünkü hepsi o kadar gerçek ki. Hüdai Ağa’nın komşularına ayrı sinir oldum. Neyse ki konuşan köpek Çeto vardı da, biraz güldük eğlendik.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabın ismini Ubeydullah Günel’in Kitaplar, Prangalar ve Özgürlükler isimli kitabından öğrenip almıştım. Ben ve çoğu kitapsever kitaplar konusunda yazılan kitapları severiz. Kitabın sonunda okuma önerileri kısmında on beş farklı yazarların yirmi yedi kitabı bulunmaktadır. Yazarın amacı bize yeni ufuklar açması değil mi zaten? İçerisinde az ama etkileyici çok fazla cümle var bazılarını paylaşıyorum.
Kitapyurdunda okunacak milyonlarca yorum varken sizce bu yorumu okumanızı neye borçluyuz?
Çünkü yazılmamış bir metin yazmak, söylenmemiş sözler söylemek, tanınmayan ama inandırıcı karakterler çizmek, anlatılmamış olay örgüleri kurmak zordur; okudukça diğer yazarların ne kadar büyük bir alanı zaten hâlihazırda doldurmuş olduklarını görünce yaşanan hayal kırıklığının üstesinden gelmek ise imkânsıza yakındır. (35)
Bu sürecin, zaman zaman kesintilerle de olsa artarak ilerlediğini, okuduğu kitap sayısı arttıkça unuttuğu kitap sayısı de artan her okur müsait değil tecrübe etmiştir. (78)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı bitirdim, bir kız çocuğu babası olarak içimdeki o tuhaf hisle kalakaldım. İnsan hakkında, savaş ve tarih hakkında okumak, insanı insandan soğutuyor. Bir ülke, hem de komşusu olan başka bir ülkeyi işgal edip onun insanlarına doğal hakkıymış gibi köle muamelesi nasıl yapar? Gerçekten günümüzde pek çok insanın hayranlıkla baktığı Japonya'nın bunca karanlık, insanlık dışı savaş suçuna bulaşmış olması hayrete düşürüyor. Başta gençler olmak üzere herkes ibret için okumalı. Sıradan insanlar olarak haberimizin bile olmadığı ne çok insanlık suçu var. Tarifi mümkün değil hislerimin, okursanız hak vereceksiniz. Kitap ödüllü ve sanatçı bir gazetecinin röportajı gibi kurgulamış, araştırmış, gitmiş dinlemiş çizmiş, iyi ki de çizmiş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsmail Bilgin 'in anlatımı sade ve anlaşılır, kitabın uzunluğunu göz ardı edersek ortaokul öğrencilerinin de anlayabileceği bir dile sahip. Yazarın daha önce de tarihî romanlarını okumuş ve beğenmiştim ancak bu kitabında aynı etkiyi yakalayamadım. Evet Balkan Savaşı sırasında yaşanan zorluklar ve zulümler anlatılmış ama edebi bir dilde ve betimsel ifadelerle değil haber verir şekilde ifadelerle anlatılmış. Evet o zamanla ilgili bilgiler veriyor ama okuyucuyu alıp o zamana götürmüyor. Kitabın içinde iki kitap var gibi: Balkanlardan göç edenleri anlatan bölüm ve Trakya için mücadele edilen bölüm. Kitabın başlangıcındaki karakterler kitabın yarısından itibaren yerini başka karakterlere bırakıyor bu da kitabın fazladan uzatıldığı algısı oluşturuyor. Bunlar sarmal bölümler halinde anlatılsa daha mı etkili olurdu bilemiyorum. Yine de tarihsel olayların anlaşılmasını sağlayan kitapların değerli olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu eser, birçok insanın hayatında karşılaşabileceği baba–evlat çatışmasını etkileyici ve samimi bir dille ele alıyor. Karakterlerin yaşadığı duygusal gelgitler, okuyucunun kendinden bir parça bulmasını sağlıyor. Bunun yanı sıra Trabzon’un kültürü, gelenekleri, yaşam biçimi ve insan ilişkileri hikâyeye başarılı bir şekilde yedirilmiş. Bu sayede kitap, sadece güçlü bir aile hikâyesi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda okuyucunun bölgeyi daha yakından tanımasına, kültürel zenginliklerini anlamasına da katkı sağlıyor. Duygusal yönü güçlü, kültürel açıdan da öğretici ve keyifle okunabilecek bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kaan Murat Yanık'ı 2023 yılında Üsküdar Kitap Fuarında tanımıştım. Hiç bilmediğim ve kitabını okumadığım bir yazardı. Bir şans verip tanımak, kim olduğunu öğrenmek için kitap fuarında yapılan söyleşisine katılmıştım ve okurların her bir kitapla ne kadar özdeşleştiğini ne kadar içinde yaşayarak okuduğunu sordukları sorulardan anlamıştım. Bir yazar için çok mutluluk verici olmalı. Bahsedilen kitapları, karakterleri bilmesem de bu yazara bir şans verip kesinlikle kitaplarını okumaya o gün karar vermiştim. Öyle de yaptım. Yazarın kalemini ilk Sular Üstünde Gökler Altında kitabıyla deneyimledim ve ben de o günden beri tutkunum bu dile. Umarım yazarın daha birçok kitabıyla buluşabiliriz. Kitaba gelecek olursam çok akıcı sizi içine çeken ve her an heyecanınızı diri tutan dili var. Yazarın olaya, mekanlara bu denli hakim olması geçmiş yüzyılları kalemiyle yaşatabilmesi çok değerli bir yetenek. Edebi lezzet şöleniydi benim için.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazılmasının üzerinden yıllar geçse de güncelliğini ve sarsıcılığını asla kaybetmeyen muhteşem bir klasik. Fatih-Harbiye, sadece bir dönemin değil, bugünün insanının da lüks ile sadelik, özenti ile öz değerler arasında yaşadığı o büyük çelişkiyi yüzümüze vuruyor. Peyami Safa’nın psikolojik tahlillerdeki gücü sayesinde kendinizi bir anda karakterlerin vicdan muhasebelerinin tam ortasında buluyorsunuz. Doğu’nun mistik ve huzurlu tınıları ile Batı’nın gürültülü ama cezbedici temposu arasındaki o ince çizgiyi öyle duru ve akıcı bir dille anlatmış ki kitap bir çırpıda okunup bitiyor. Edebi zevki yüksek, altı çizilecek cümlelerle dolu ve okuduktan sonra uzun süre zihni meşgul edecek bir roman arayan herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Birbirinden farklı dört öykü. Peride Celal kendisi için hazırlanan armağan kitapta, Selim İleriye verdiği röportajında "Durmadan bir kenara itildim," diyor "Benim en büyük acım bu olmuştur. Ne yaparsanız yapın, itiyorlar." Gerçekten de yıllar yılı bir kenara itilmiş ve yakın zamanda gün ışığına çıkmış Peride Celal'in eserleri. İyi ki de çıkmış. Bazı edebiyat tarihlerinde adı bile geçmeyen ama yazdığı öykülerle modern öykücülüğümüzde çığır açan sadece kadınların değil, erkeklerinde ruhsal dünyalarını harmanlayan analizleri ile öykücülüğümüze farklı lezzetler katan bir yazar Peride Celal. Mutlaka okunması gereken bir yazar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçinde dokuz öykünün yer aldığı bu yapıt, farklı ismiyle öne çıkıyor. Temel meselesini adıyla belli ediyor, yazmak üzerine düşünen bir yazarın öyküleriyle karşılaşacağımızı bizlere gösteriyor. Bu isim kitapta yer alan herhangi bir öykünün adı olmadığından, yazarın belirli bir tema üzerinden öykülerini kurguladığını başlangıçta tahmin edebiliyoruz. Kitapta yer alan öykü karakterlerinin bir kısmı ya yazar ya da okurlardan oluşuyor.

Her ne kadar yazarlık ve okurlukla ilgili meselelere odaklı bir eser olsa da salt buradan anlatıyor diyemeyiz. Özellikle “Tükenişe ve Diğer Şeylere Dair” ve “Balo” öykülerinde nispeten esrarengiz bir atmosfer kurulumuyla birlikte ilkinde bir annenin evladı üzerinden acısına şahitlik ederken diğerindeyse bir gencin kendini aşma çabasını görüyoruz. Keza “Tuhaf Kafalar” adlı öyküdeyse tamamen karşılıklı diyalogla ilerleyen ismi gibi tuhaf karakterlerin yer aldığı ilginç bir metin. Yazar, 83 sayfada okura pek çok duyguyu aynı anda yaşatmayı başarabiliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlber Ortaylı'nın vefatından sonra tarihe ilgi ve merakım arttı. Hocanın shorts videoları önüme düştükçe tarihe iyice merak saldım. İlk hedefim ise kitaplarına bakmaktı. Fatih Sultan Mehmet bir padişah değil bir dehaydı. Bende onun hayatıyla başlamak istedim. Ben bu kitabı otobiyografi tarzı bekleyerek okudum ancak istediğimi tam alamadım. Hoca burada 2. Murat'tan başlayarak Fatih dönemi ve sonrasını genel olarak ele almış. Ben biraz daha detay istiyordum Fatih'e dair. Bazı yerlerde tekrara düştüğünü düşünüyorum. Diğer yazarlarında bakış açılarını ve yanlışlarını bize sunuyor hoca. Ancak hocanında kitapta belirttiği gibi hala karanlık olan bir çok konu var ve bunun üzerine yeterince düşülmüyor. Yabancı kaynaklar yeterince incelenmiyor. İnşallah ileride daha detaylı bir araştırma olur. İlber Ortay'lı hocamızı saygı sevgi ve özlem ile anıyorum. Ülkemiz için büyük bir kayıp. Ruhuna El Fatiha.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir