Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken sürekli biri omzumun arkasından beni izliyormuş hissine kapıldım. Sam Holland, daha ilk sayfalardan itibaren öyle yoğun bir gerilim kuruyor ki, kitap elinizden kolay kolay düşmüyor. Her bölümde "bir sayfa daha" derken kendinizi hikâyenin içinde buluyorsunuz.
Kukla Ustası'nın en güçlü yanı psikolojik baskıyı çok iyi hissettirmesi oldu. Katilin kim olduğu kadar nasıl düşündüğünü, kurbanlarını nasıl seçtiğini ve onları adım adım nasıl tuzağa çektiğini okumak oldukça ürkütücüydü. Sürekli diken üstünde hissettiren bir atmosfer vardı ve bu gerilim kitap boyunca hiç düşmedi.
Karakterler tek boyutlu değildi. Özellikle soruşturmayı yürüten ekibin yaşadığı baskı, zamanla yarışmaları ve yaptıkları hatalar hikâyeyi daha gerçekçi kılmış. Olaylar ilerledikçe taşların yerine oturması ve ipuçlarının anlam kazanmaya başlaması ise oldukça tatmin ediciydi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir avukat, film şirketi yöneticisi ve yazar olan Cho Kwanghee’den bir bilim kurgu romanı. Şimdiki yaşadığımız zaman ve kitabın basım yılı arasında çok fark yok, ancak bilim kurgu değil de şimdiki zaman kurgusu da diyebiliriz. Kitapta yaşanan olaylar her an yaşanabilir.

Alıntı:

Ao: “Ne yapacağım ben? Bu şekilde yok olamam.”

Yunpyo: “Yaşamam için bir nedeniniz var mı?

Ao: “İnsanların hissettiğiyle aynı şey olup olmadığını bilmiyorum. Korkmuyorum ama sahip olduğum bilince bir bağlılığım var ve kimsenin onu elimden almasını istemiyorum.”
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Menteş'in gerçek bir Türk romancısı olduğunun hücceti [delili] bir neşir [yayın] olmuş. Kurgu azami [en üst] seviyede tevfike [başarıya] ulaşmış.

Fakat iki hususu söylemek gerek:
Birincisi, parantez içi açıklamalar gerçekten yoruyor insanı. Kelimelerin günümüz Türkçesindeki kullanımını bilsek dahi, okumak zorunda kalınıyor. Elbette 60 sene önce ile bugün arasında kaybolan dilin güzel bir tenkidi olarak değerlendirilebilir. Yine de her okura ferdi olarak bırakmak lazım.

İkincisi, Antika Titanik'ten beri yazarın ısrarla cinsellik tasviri çabası var. Muhtemelen politik mevzulara entelektüel bir cevap olarak görüyor. Oysa bu mevzuyu zorlamanın bir anlamı yok.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1204 yılında Konstantinopolis’in IV. Haçlı Seferi sırasında yağmalanmasını, dönemin tanıklarından birinin kaleminden okumak oldukça ilgi çekici. Gunther von Pairis’in aktardıkları, yalnızca tarihsel olayları değil, dönemin dinî zihniyetini ve Haçlıların gerçekleştirdikleri yağma ve vurgunları dinî gerekçelerle nasıl meşrulaştırmaya çalıştıklarını görmek açısından da oldukça düşündürücü.

Özellikle şehrin yağmalanması ve kutsal emanetlerin taşınması hakkındaki anlatılar önemli. Yazarın olayları ilahi bir plan çerçevesinde yorumlaması ise dönemin bakış açısını anlamak açısından dikkate değer.

Çevirmen Kutsi Aybars Çetinalp’in metindeki maddi hataları düzeltmesi ve bazı ayrıntıları dipnotlarla açıklaması, eseri daha değerli kılıyor. Bununla birlikte anlatımın yer yer tekrara düşmesi nedeniyle kusursuz bir okuma deneyimi sunduğunu söylemek zor. Yine de IV. Haçlı Seferi ve Konstantinopolis (İstanbul) tarihiyle ilgilenenler için önemli bir birincil kaynak.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Annie Bot, yapay zeka ve insan ilişkileri üzerine düşündüren konusuyla ilgimi çeken bir kitaptı. Better Than Us diye bir dizi var, tarzlarını birbirlerine benzettim. İzlerken diziyi de sevmiştim, kitabı da sevdim. Kitabı okurken dizi tekrar aklıma geldi.
İnsan ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bir robotun, kendisinden beklenenlerle kendi varoluşu arasındaki ilişkiyi okumak oldukça ilginçti. Özellikle sevgi, kontrol ve özgürlük kavramlarını sorgulatması hoşuma gitti. Dili sade, anlatımı akıcıydı; hiç zorlanmadan bir günde bitirdim. Çok derinlikli bir okuma deneyimi yaşamasam da konusu ve kolay okunabilirliğiyle beni yakaladı. Hem düşündüren hem de hızlıca okunabilen bir kitap arayanlara önerebilirim. 8/10
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rahmetli duayen ismin bu söyleşisinde aslında ne çok anıları olduğunu anlamak zor değil. Tekrar tekrar da olsa aynı anıyı dinlemeyi bile seven biri olarak hemen bitirdim. Özellikle kitabın İhlas Finans krizi ve 28 Şubat süreci ile ilgili kısımlarının her şey yazılsa ya da yazılabilse bir koca cilde sığacağını tahmin ediyorum. Okumamın fon krizine denk gelmesi de ilginç bir tevafuk oldu. Kitabı daha da anlamlı kıldı. Faizsiz finans sistemine olan inancım pekişti. İnsanların faiz alışkanlıklarını kırmanın zor ama kesinlikle gerekli olduğunu anladım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ayfer Tunç’tan okuduğum ilk kitap olan Kapak Kızı, akışı yer yer hızlanıp yer yer durağanlaşan bir eser. Hikâye, "Kapak Kızı" Şebnem’i tesadüfen aynı trende gören ve ikisinin onunla geçmişi olan üç kişinin kendileriyle yüzleşmelerini konu alıyor. Olay örgüsü karşılıklı konuşmalarla ilerlerken kıskançlık, özgüven ve ahlak gibi sorgulamalar içeriyor. Ancak karakterlerin hayatını bu denli altüst edecek bir olay göremedim ortada.
Kitabın yorucu yanı yazarın yoğun dili. Cümleler o kadar uzun ve detaylı ki, örneğin tek bir cümleye hem bir karakterin seyahat rotası hem de ailesinin oraya taşınma sebebi sığdırılabiliyor. Yazarın tarzına alışmak biraz zaman istiyor. Ayrıca kişi kadrosu çok kalabalık. Anlatım için bu kadar yan karaktere gerek var mıydı emin değilim; okurken kimin kim olduğunu anlamak için harita çıkarmak bile gerekebilir. Çok övülen bir eser olsa da maalesef beklediğim okuma hazzını bulamadım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap; zihnimde yeni pencereler açan, çok ufuk açıcı bir eser oldu.
​Zafer Duygu hocam Kur'an ayetlerini Tevrat, İncil ve dönemin kaynaklarıyla karşılaştırarak çok sağlam bir zemine oturtuyor.
​Özellikle merkeze koyduğu tevhit inancı ve Hz. Meryem ile Hz. İsa kıssaları üzerinden yaptığı analizler harikaydı. Kur'an'ın yüzyıllar sonra İsa'nın çarmıha gerilmediğini ve Allah'ın evlat edinmediğini vurgulayarak önceki metinlere getirdiği teolojik düzeltmeleri okurken hayran kalmamak elde değil.
​Beni en çok etkileyen kısım ise, Peygamberimizin tarihsel olarak bilmesinin imkânsız olduğu Hz. Meryem’e dair gizli detayların ayetlerle kendisine bildirilmesi oldu. Bu durum, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberliğinin ve samimiyetinin en somut delillerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Mutlaka okunması gereken bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kübalı ihtiyar balıkçı Santiago’nun devasa bir kılıçbalığıyla okyanusun ortasında günlerce süren tek kişilik mücadelesi beni derinden etkiledi. Yazarın o meşhur, süssüz ve abartıdan uzak anlatımı sayesinde kendimi adeta o küçük teknede, açlıkla ve yorgunlukla savaşırken buldum. Olay örgüsü çok sade görünse de, aslında insanın hayattaki zorluklara, yaşlılığa ve yalnızlığa karşı verdiği amansız direnişi simgeliyor. Balığı yakalamaktan ziyade, köpekbalıklarına karşı verilen o son savaş insanın sınırlarını ne kadar zorlayabileceğini muazzam gösteriyor. Kısa ama hayata dair yükü çok ağır, bitirdiğinizde içinizde garip bir hayranlık ve mücadele hırsı bırakan muhteşem bir klasik. Her yaştan okurun mutlaka kendi payını çıkaracağı bu pürüzsüz anlatımı kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu aslında oldukça iyi yazılmış bir kitap. PKD, kendisinin de iyileşme sürecinde olan, zaman zaman yeniden uyuşturucuya yönelen bir kullanıcı olması ve buna ek olarak ruhsal hastalıklarla mücadele etmesi sayesinde, bağımlılığa ve uyuşturucu alt kültürüne romantik olmaktan uzak, olgun bir bakış sunuyor. Yine de bu eser, yetenekli bir yazarın kaleminden çıkmış, başlı başına tamamlanmış bir yapıt. Sade anlatımına rağmen okurun ilgisini canlı tutmayı başarıyor.

Kitapta mizah da var, ancak onu bir komedi olarak değerlendirmek mümkün değil. Konu, hafif bir bilimkurgu dokunuşuyla anlatılmış olsa da özünde bağımlılık ve ölüm üzerine. Bu nedenle eser belki de kara komedi olarak nitelendirilebilir. PKD'nin eserlerine aşina olan okurlar, burada da diğer bazı kitaplarında karşılaşılan yinelenen bir temayı fark edecektir: bölünmüş kişilikler fikri ve başkahramanın kendi egosunun farklı yönleriyle yüzleşerek onları anlamlandırmaya çalışması.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir