Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SEREF Aydin Tarafından Yapılan Yorumlar
Türkiye’de romanı çok iyi bilen bir yazar Orhan Pamuk. Her romanında birbirinden farklı konu ve kurguları var. “Yeni Hayat” da bunlardan birisi. Severek, sıkılmadan ve heyecanla okunabilecek farklı bir kitap. Okuduğu bir kitabın etkisiyle yaşadığı heyecan verici olaylar, ilginç senaryolar içinde buluyor roman kahramanı. Orhan Pamuk her zaman olduğu gibi yaratıcılığını konuşturmuş. Eserde yer yer okuyucuya seslenişi bana Ahmet Mithat Efendi’yi hatırlattı. Ayrıca yazarın ilginç yaklaşımları da var. Örneğin on dokuz sayısı üzerindeki yorumları veya tarih hakkında düşüncelerine yer verdiği bölümler romana ayrı bir zenginlik kazandırıyor. Yine bir farklılık “Mari ile Ali” hikayesi ile “Pertev ile Peter” hikayesi ve Küçük Nebi hikayeleri çok ilginç. Kesinlikle sıkılmadan okunabilecek bir kitap.
Prof. Dr. Üstün Dökmen’i TRT’den tanıyoruz ve bütün samimiyetimle söylüyorum ki onunla akraba gibi olduk. Sayın Dökmen dobra dobra konuşan gerçekçi bir insan. Gerektiği zaman kendi ailesiyle ilgili örnekleri de hiç çekinmeden ve gocunmadan ortaya koyabiliyor. Böylece bizlere “Gelin birbirinizi kırmadan mutlu yaşamak için çabalayınız, bunu başarabilirsiniz.” mesajını veriyor. “Küçük Şeyler” adlı bu kitap gerçekten kişisel gelişim açısından okunmaya değer. Küçük şeylerin ne kadar önemli olduğunu ve doğadaki küçük şeyleri fark ettiğimizde yaşantımızın kolaylaşacağını belki de bu güne kadar bir çoğumuz düşünmemiştir. Küçük şeylerden mutlu olmayı zaten bilenimiz ve kabullenenimiz kalmadı gibi. İnsanlar bir hırs uğruna kendilerini ve ailelerini ne büyük felaketlere sürüklüyorlar. Oysa ki küçük şeylerden de insan mutlu olabilir. Ben değil, biz demeyi öğrendiğimiz zaman belki daha güzel günlere adım atacağız. Üstün Dökmen’in dediği gibi insanların yaptığı birçok olumlu davranışı görmeyip de bir yanlışı hemen yüzlerine vurmadan; yapılan bir hatada karşımızdakini defterden silip atmadan yaşamayı öğrenelim. Bu kitapları toplumun her kesiminden herkes okumalı. Okurken özeleştirimizi de yapalım. İtiraf etmeliyim ki kitabın son iki bölümünde (iş yeri fobisi / hobi terapi) biraz sıkıldım, diğer bölümleri ise keyif alarak okudum.
Biz aslında çok az kitap okuyan bir toplumuz. Şiir kitaplarına gelince okunanların içinde çok azı şiir kitabıdır. Necip Fazıl'ın "Çile" si ise bunlardan çok ayrı bir yere sahip kanaatimce. Çoğumuz Necip Fazıl deyince Çile'yi hatırlarız. Oysa üstadın altmışa yakın eseri var; ama Çile'nin yeri gerçekten başka. Necip Fazıl'ın hayat felsefesi, yaşantısı Çile'de saklı sanki. İki dize ile anlatılan öyle güzel düşünceler var ki bizim üzerine yorum yapmamız bile uygun düşmez. Hayatında hiç şiir okumamış olanlar bile herhalde Çile'de kendilerini çeken bir şeyler bulabilirler.
Akademik hayatının büyük bir bölümünü divan edebiyatı üzerine araştırmalara ayırmış olan İskender Pala divan edebiyatı nazım şekillerini ve edebi sanatları anlatıyor. Divan şiiri hakkında fikir sahibi olmak isteyenler için güzel bir eser. Bu kitabı Alternatif Üniversite yayınlarından çıktığında okumuştum. Halen yardımcı kaynak olarak divan edebiyatında hatırlamak istediğim bir konu olduğunda açar okurum. İncecik kalıbına rağmen içerik olarak çok kapsamlı bir eser. Kitabın önsözü ve divan edebiyatı hakkındaki yorumları ise başka bir güzellik taşıyor. Türk Dili ve Edebiyatı öğrencileri için de vazgeçilmez bir kaynak olacağından hiç kuşkum yok.
Bu tür kitapları ne kadar çok okursak, Türkçe'yi o kadar bilinçli kullanacağımıza eminim. Televizyondaki ve şarkı sözlerindeki yanlışlardan; siyasetçilerin kullandıkları dil yanlışlarına kadar pek çok yanlışlığı not almış ve dile getirmiş Feyza Hepçilingirler. Ayrıca yazarın Türkçe üzerine gösterdiği hassasiyet gerçekten takdir edilmeye değer. Bu tür kitapları her Türk genci okumalı ve her Türkçe-Edebiyat öğretmenleri de öğrencilerine okutmalıdır. Toplumumuzu bilinçlendirmenin başka yolu yok. Ayrıca bu kitapları sanatçılar, siyasetçiler, televizyonda haber programı hazırlayanlar vb. işlerle uğraşan herkes okumalıdır. Unutmayalım ki Türkçe bizim en değerli hazinemizdir. Onu kaybetmeyelim.