Toplam yorum: 3.295.745
Bu ayki yorum: 7.482
E-Dergi
sanemcan07 Tarafından Yapılan Yorumlar
İyiler ve kötüler, erdemler ve ethik değerler çerçevesinde düşünmeyi ve yaşamayı sistemleştiren ilk filozoflardan olan Sokrat, bu yönüyle bir devri kapatıp, bir başka devrin kapılarını aralayan bir ihtilalcidir de aynı zamanda. Sokrat'ın gerçekleştirdiği bu dönüşümün izlerini silmeye, yaşamı ve varoluşsal süreci, iyinin ve kötünün ötesinde değerlendirebilmeye dair çabalarımız, umarım, Sokrat ve benzerlerine rağmen serpilip, olmasını istediğimiz format ve içerikte, geleceğe evinebilir...
Tırtıllara Özgürlük-Yazarı hep televizyonda görmüşümdür ilk kez bir kitabını okudum.Bu kadar kötü yazılmış bir kitaba uzun zamandır rastlamamıştım. Konusu darmadağınık, espri olsun diye ara sıcaklar, ana yemekler, tatlılar vs diye ayrılmış da olmasa kitabın içinde gerçekten kaybolursunuz. Kategorize etmenin imkanı yok: Anı değil, deneme değil, roman değil..hakikaten karalama....ama bu kadarı da okuyucuya ayıp olmuyor mu biraz? Beni en çok şaşırtan şeylerden biri de yazarın kullandığı dil...Bu ne kadar çok argo! Bu ne kadar çok avam dil!Böyle yapınca post modern mi olunuyor?
Trevanian'ın (proff.Rod Whitaker) bu kitabının şibumi türüyle ilgisi yok.Hafif macera,yüksek dozda romantizm.Kitaptaki diyologlar enfes. Hikayenin nasıl biteceğini de kimse tahmin edemez. Şaşkınlık uyandırıyor.Kitabı sadece ön kapağından duygusallık fışkıran resim için bile almak mümkün.
Ve tekrar yaşayıp, tekrar ölmüşcesine yaranınsoğuk acısını tatmışcasına bitirilen bir kitap. okuyup da bitirdiğinizde bi boşluk duygusu olur ya insan da -ki eğer duygusalsanız- o boşluğun derinliklerine girdapları delercesine girmeyi hissediyosunuz.. daha önce aşık olmak tecrübesi gerçeğin içindeki paranoya ile insan ruhunu yoğuruyor bu kitapta:)
Hollandalı bir ressamın evinde hizmetçi olarak çalışan 16 yaşında bir kızın resmini yapmak istemesi aile içinde bir takım karışıklıklara neden olur. Oysa kız sondere masumdur. Üstelik ressamın karısının inci küpesini alarak kızın kulağına takması ve öyle resmini yapması kıskançlık krizine yol açar. Kitap filminden çok daha etkileyici..
'Köprü' Ayşe Kulin'in yazdığı biyografik bir roman.. Bu kitabı bir akşamda okuduğumu daha dün gibi hatırlıyorum.Gerçekten de çok sürükleyici bir romandı.Fakat bu sürükleyicilik romanın yazarından değil,kahramanı olan merhum Recep Yazıcıoğlu'ndan kaynaklanıyor.
Bu kitapta bürokrasinin hantal yapısı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor.Aynı zamanda doğu illerinin geri kalmışlığına mercek tutuluyor...Herşeye rağmen iş yapmak isteyen kişilerin bütün engelleri aşarak hizmet yapabileceklerine atıfta bulunuluyor.Herkese tavsiye ederim...Çünkü yazılanlar hayal mahsülü değil,yüzde yüz gerçek..Adam gibi adam olan merhum Recep Yazıcıoğlu'nun hayatını okumak bize pek çok konuda ümit ve cesaret verecektir. Bu kitap mutlaka herkesin kitaplığında hakettiği yeri ve değeri almalı..
Ayşe Kulin'in en güzel eseri.. Kitabi okumaya baslayinca,sanki o anlari bire bir yasarmis gibi oluyor insan.. Güçlü olmak kaç kadın için gereklidir?Bir kadının hırsı olmazsa, hayatı hiçbir işe yaramaz! Fırtınalarla dolu, gerçek bir yaşam öyküsü.. Hikayenin yanısıra anlatım ve dil, o kadar güzel ki, okurken Aylin oluveriyor insan, Aylin'le birlikte yüreği daralıyor, genişliyor..Onunla birlikte yaşıyor, yaşama hırsını, kabul görmeyi, onur duysunu..