Sonsuz Öpüşme: Aşk Üzerine Kısa Dersler
İtalyan bir yazarın kitabı ve Avusturyalı Secession akımının sloganını taşıyan çok sevdiğim ayracım; olay yeri Fransa. Yani Avrupa'nın fotoğrafını çek deseler, herhalde ancak bu kadar becerebilirdim. (Sloganın çevirisi kabaca "Sanata özgürlük, her çağa kendi sanatı" gibi bir şey - maalesef şiirli çevirmesi zor bir cümle kendisi.)
Neyse, evet, İtalyan psikanalist Massimo Recalcati'nin "Sonsuz Öpüşme - Aşk Üzerine Kısa Dersler"ini Alain Badiou ve Nicolas Truong'un kusursuz kitabı "Aşka Övgü"nün tadını bulur muyum diye düşünerek almıştım, nitekim bu kitapta o kitaba referanslar çıktı, sezgimi tebrik ediyorum. Aşka Övgü kadar muhteşem olduğunu düşünmüyorum Sonsuz Öpüşme'nin ama bu da epeyce zengin ve kafa açıcı bir kitap. Arzu, ayrılık, şiddet, fetiş, haz gibi aşka içkin türlü konularda çeşitli tezler okuyoruz. Yazarın kimi zaman kadın-erkek ayrımını biraz fazlaca keskin tutuşundan hoşlanmadığımı, kadınsal arzu - erkeksi arzu gibi bence artık pek de geçerliliği olmayan ayrımlar yapmasını biraz cinsiyetçi bulduğumu belirtmem lazım. Onları yapmasa çok daha fazla severdim bu kitabı, neyse.
Ama müthiş bir son bölümü var, hakikaten müthiş. Oradan, bu meselelere dair tüm derdimi, meselemi, tavrımı özetleyen şu harika pasajı ekleyerek bitireyim:
"Aşkın özü, süren aşktadır: Mucize kabilinden bir şeydir bu, çünkü yanmanın karşı kefesine "sürme"yi koyan bizzat arzunun kendisidir. Süren aşklar İki'yi oluşturan iki tarafın da kendi yalnızlıklarıyla barışık olduğu aşklardır. Ki bu da aşk bağının yalnızlık yarasını sağaltan bir merhemden ziyade iki yalnızlığın karşılaşmasına dayanan bir bağ olduğu anlamına gelir. Lacan'ın aşk karşılaşmasını tanımlarken iki sürgünün karşılaşması imgesini kullanmasının da nedeni budur. Zira daim olan aşklar İki'nin kaynaşmasından veya kurduğu yakınlıktan ziyade mesafede, Öteki'yle Bir olmanın paylaşılmazlığında, imkansızlığında, demek ki İki'nin yalnızlığında yatar. Daim olan aşk, sevilene duyulan tutkuyla hepten tükenen, birlikte yanmaktan başka bir niyeti olmayan bir aşk olmadığı gibi, Bir ile Öteki'yi birleştiren, özdeşleştiren, birbirinden farksız kılan bir aşk da değildir."