Araf Hakkındaki Yorumlar

sefiill 22.12.2007
elif şafak'ın okuduğum ilk eseri
kitapta yurt dışında okumaya çalışan öğrencilerden,
onların okumak için katlanmak zorunda kaldıkları zorluklardan,
aynı dine inanmalarına rağmen yaşadıkları çelişkilerden bahsediyor Şafak
kitabın dili oldukça sade ve akıcı
bütün kitap severlere tavsiye ederim
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-491553 18.12.2007
Elif Hanım'ın milli kimlik açısından sanırım ciddi sorunları var. Eserlerine genel olarak karşılaştırmalı olarak bakarsanız bunu görürsünüz. Bunun en bariz örneği de Baba ve Piç romanıdır. Ama bu kitaba da bu sorunununu ciddi bir biçimde yansıtmış.
Üslubunu ve konularını sevmeseniz de Şafak'ı okuyun çünkü o Türk EDEBİYATINDA BİR OLGU! Yıllar sonra elek altında kalacak ve muhtelemen hatırlanmayacak Şafak'ı okuyun ve yanlış bir düşünce romanda nasıl işlenirmiş görün. Bu konuda Şafak Hanım hakkı yenmeyecek kadar başarılı.
Yanıtla
2
2
Destekliyorum 
Bildir
gregorysamsa 09.12.2007
Elif Şafak'ın diğer romanlarına nazaran daha durgun bir roman. Ancak Amerikan kültürünü ve nerede olunursa olunsun yabancılığın, yabancılaşmanın ve öğrenciliğin ne denli zor olduğunu çok iyi anlatabilmiş bir roman.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ocean_exprss 27.11.2007
Araf; ilginç insan tipleri, değişik tAsvirleri olan sürükleyici bir roman.Tavsiye ederim...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
edaesogu 26.11.2007
elif şafak okumaya bu kitapla başladım ve hayran kaldım...bence en güzel romanı...akıcı dili ve sürükleyici öyküsü alıp götürüyor sizi..sonu da hiç beklemediğiniz gibi.kitap bitince etkisinden uzun süre kurtulamadım ve sürekli aklımın bi kösesinde düşünür oldum bikaç gün..tavsiye ederim
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
tuba_ety 22.11.2007
benim favorim sanırım "mahrem" ama "araf" ında hakkını verilmeli.beni mahrem kadar etkilemesede yurtdışında yabancı olmayı o kimliğin serüvenini anlatırken insan banada aynısı oldu demekten kendini alamıyor.olayların örgüsü yine elif şafağın klasik tadında ve zamanı sanırım bende şarkılarla ölçmeye başladım bu kitabı okuduğumdan beri..bir çırpıda okunacak güzel bir çalışma.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ozanogur 22.11.2007
eğlencelik güzel bir kita. amerikada yolları kesişen yabancı insanların hikayesini anlatıyor. fakat elif şafak'ın okuduğum hiç bir kitabı baba ve piç in yerini tutmuyor. zaman geçirmek için güzel kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
OceaN_Duru 18.11.2007
gerçekten başta çok tereddüt ettim.alsammı okusammmı?aldıktan sonra okusammı diyede bekledim.ama gerçekten süper bir kitap.yani yine bir ELİF ŞAFAK klasiği.bence kaçırmayın okunmaya değer...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
eftelya_s 12.10.2007
yazara ait okuduğum ilk eser ve bu kitabı okuduktan sonra elinden çıkan ne varsa okumalıyım dedim kendime..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
mehlikeeren 05.10.2007
elif şafak tan bir kitap daha okumak için aldım baba ve piçten sonra.çünkü gerçekten akıcı bir anlatımı var. bu kitaptada harika anlatımı ile uç insanların karmaşık ilişkilerin üzerinde durmuş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kül Erkin 20.08.2007
Yazarın bu romanını da daha önce okuduklarım gibi başarılı ve insanı düşünmeye ve tartışmaya yönlendirici, mizahi yönü de olan, sürprizlerle desteklenen, akıcı bir roman olarak görüyorum.

Kitap, güzel bir sürprizle bitiyor: Ömer'in Amerikalı karısı Gail, Boğaz Köprüsü'nde ilerlerken aniden taksiden iniyor ve kendisini Avrupa'nın ve Asya'nın tam orta yerinde, yani 'Araf'ta' veya 'ne Doğu'da ne de Batı'da' veya 'Ne Cennet'e ne de Cehennem'e ait olan bir yerde' kendisini boşluğa bırakıyor...

Tavsiye ederim...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Elif Şafak'ın baba ve piç adlı kitabını ikl olarak okudum ve olayları kurgulamasına bayıldım.birbirleriyle hiç alakası olmayan insanları öyle bir olaylar yörüngesi içine sokuyor ki bir bakıyorsunuz o farklı olan insanlar hiç beklemediğiniz bir şekilde aralarında bağ oluşuyor.araftada bu kurguyu buldum ve cok beğendim.aslında arafta kalmış genç insanlarıın yaşadığı sorunlara çok guzel bir şekilde değinmiş.bazı karelerde kendimi buldum diyebilirim.bu nedele herkese tavsiye edebileceğim bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
nafile 06.05.2007
Araf'ı okuyan birçok kişinin dikkatini çekmez romanın orjinal dilinin İngilizce olduğu. Elif Şafak yine yapacağını yapmış, arada kalmanın ne demek olduğunu gayet güzel anlatmıştır fakat kitabın bu kadar zevkle okunabilir olmasını sağlayan çevirmen Aslı Biçen'in emeğini bir kenara atmamak gerekiyor. Elif Şafak kitabı Türkçe yazsaydı ancak bu kadar zevk verirdi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
tonyadams 15.04.2007
elif şafak'a karşı bazı toplumda bazı yaklaşımlar olmasına rağmen konusu ilginç olduğu için kitabı okumaya karar verdim.kitapta kimlik,kimlik arayışları,çekilen kimlik sancıları ve kahramanların kendi aralarındaki dayanışma çabaları işlenmiş.Farklı din, dil ve kültürel çevrelerden gelen gençlerin Boston'da birarada geçirdikleri 2 yıllık bir dönem anlatılıyor. Baş kahramanlar Türkiye'den Ömer Sipahioğlu, Meksika'lı Alegre ve Piyu, Fas'lı Abed, Amerikalı Gail ve Debra. Tüm kitap bu 5-6 kişi arasında dönmekte. Sonuç olarak, yazarın bu romanını başarılı ve insanı düşünmeye ve tartışmaya yönlendirici, mizahi yönü de olan, sürprizlerle desteklenen, akıcı bir roman olarak görüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
nenaa 13.04.2007
Elif Şafak'a ve kitaplarına ciddi ciddi sardım diyebilirim. Şu ana kadar "Baba ve Piç" ve "Med-Cezir"'i okumuş ve uslubunu, dilini ve seçtiği konuları oldukça enteresan bulmuştum.



Kitap yazar tarafından esasen İngilizce kaleme alınmış. Orjinal ismi: "The Saint of Incipient Insanities". Türkçe isim olarak da "arada kalmışlık, eşiktelik, doğruyla yanlış arasında kararsız kalma" gibi anlamlara gelen bir terim seçilmiş.



Farklı din, dil ve kültürel çevrelerden gelen gençlerin Boston'da birarada geçirdikleri 2 yıllık bir dönem anlatılıyor. Baş kahramanlar Türkiye'den Ömer Sipahioğlu, Meksika'lı Alegre ve Piyu, Fas'lı Abed, Amerikalı Gail ve Debra. Tüm kitap bu 5-6 kişi arasında dönmekte.



En merkezdeki konular; kimlik, kimlik arayışları, çekilen kimlik sancıları ve kahramanların kendi aralarındaki dayanışma çabaları.



Kitap boyunca hep birarada olma ancak hep bir 'eşikte', 'iki arada bir derede olma' hali var. Bu durumun en belirgin hali ise Ömer Sipahioğlu'nda gerçekleşmektedir. Türkiye'den getirdiği tüm kimlik birikimini bir kenara bırakacak; doktora derslerine değil de kız arkadaşları üzerine uzmanlaşacak, kahve, içki ve sigaradan dolayı midesini mahvedecektir. Hiç beklenmeyen bir şekilde deli dolu Amerikalı bir kıza aşık olacak ancak bu, sonuçta bir 'mahvoluş' a dönecektir.



Fas'lı Abed ise, Fas'tan getirdiği yoğun İslami ağırlılıkla derin bir 'yabancılaşma' ve 'duygular karmaşı' içersine girmiştir. Ömer'in tersine dini hassasiyetleri ile Amerikan değerleri ve davranış şekilleri arasında bir denge bulmaya çalışmaktadır.



Benzer karmaşa, yalnızca göçmenlerde değil; Gail ve Debra gibi yerli Amerikalılar'da da bulunmaktadır. Sürekli bozuk bir ruh hali, sürekli bir arayış içersindedirler. Bu arada Doğu-Batı, Oryantalizm, Din-bilim çatışması gibi geleneksel tartışmaların gerek simgeler gerekse de günlük pratikler halinde tezahür ettiğini görüyoruz. Örneğin; Amerikalı kahramanlardan bir tanesinin iki kedisinden birisinin ismi 'West' diğeri ise 'The Rest'tir. Yani 'Batı' ve 'Diğerleri'.



Roman detaylı sosyal gözlemlerin yanında psikolojik açılımlar açısından da oldukça zengin. Sosyal çalkantıların, kişisel tezahürlerini kitabın her yerinde görmek mümkün.



Romanın dilinin ağır olduğunu, Osmanlıca kelimelerin çok olduğunu söyleyenler de var. Ancak, bana göre roman dili zaten az veya çok ağırdır. Dili anlamakta zorlananlar biraz da sözlük kullansınlar, ne var üç-beş kelime daha öğrenmekte. Dileyenler 40'lı Köy Romancılığı'na devam edebilirler.



Kitap, ismine yakışır bir sürprizle bitiyor: Ömer'in Amerikalı karısı Gail, Boğaz Köprüsü'nde ilerlerken aniden taksiden iniyor ve kendisini Avrupa'nın ve Asya'nın tam orta yerinde, yani 'Araf'ta' veya 'ne Doğu'da ne de Batı'da' veya 'Ne Cennet'e ne de Cehennem'e ait olan bir yerde' kendisini boşluğa bırakıyor.



Sonuç olarak, yazarın bu romanını da daha önce okuduklarım gibi başarılı ve insanı düşünmeye ve tartışmaya yönlendirici, mizahi yönü de olan, sürprizlerle desteklenen, akıcı bir roman olarak görüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
kızıl ada 06.04.2007
Elif Şafak'ın yine kendini keyifle, merakla okutan bir romanı. Kurgu da takdire değer; ama bu sefer yer yer boşluklar var gibi geldi bana. Kitabın ilk yarısında duyduğum heyecan, sonlara doğru artacağına azaldı.
Hikayeyi ve karakterleri Buket Uzuner karakterlerine benzettim. Modern, kültürlü, sorunlu ve sıradışı tipler. Bu yüzden mi bilmiyorum, bir "Mahrem" gibi "farklı" gelmedi bu kitap bana. Detaylar konusunda her zamanki gibi çok başarılı. Elif Şafak'ın en başarılı bulduğum yönü bu zaten: çoğumuzun sessiz bir iletişimle bildiği o minik ayrıntıları dile getirişi..
Çok abartmaya gerek yok bence, ama okunmaya değer, keyifli bir roman.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
a_d_k 23.01.2007
İNSAN ARAF SÖZCÜGÜ VE SEKERLEMELERİ BİR ARADA GÖRÜNCE ARADA BİR BAG KURAMIYOR BASTA .BUNA KARSIN YAZAR ELİF SAFAK OLUNCA TEREDDÜT ETMEDEN ALIYOR KİTABI ELİNE VE KELİMELERİN DERİNLİGİNDE KAYBOLUYOR.YAZARIN TAM İSTEDİĞİ DE BU SANIRIM.KİTABI DÜSÜNEREK FAKAT SERİ BİR BİCİMDE OKUYORSUNUZ. YASAMI İRDELEYEN KİŞİLERİN ZEVKLE OKUYACAGI BIR KITAP.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
keif 10.12.2006
Genç ama çok iyi bir yazar daha...Kitabı büyük bir zevkle okudum. Her satırında bir şeyler anladım. Bazen kendimden bir şeyler buldum. İki arada bir derede kalmanın ne zor olduğunu bir kez daha anladım. Yeniliğe kucak açmanın aslında bir cesaret işi olduğuna tekrar karar verdim. Yarı oralı, yarı buralı olan kendi akrabalarımı düşündüm. Yazara böyle bir roman yazdığı için teşekkür ettim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
gulgun7 14.11.2006

Elif Şafak Araf'ta Amerika'ya doktoro yapmaya gitmiş bi grup yabancı gencin ve onların Amerikalı arkadaşlarının hikayesini anlatmış ,baş kahraman Ömer adında bi Türk genci. Yabancı bi ülkede bulunma halleri merkezli gayet başarılı sosyal ve psikolojik saptamalar var. Ben beğendim. Bi de Elif Şafak kitabı İngilizce yazmış,Aslı Biçen Türkçe'ye çevirmiş. Olay günümüzde geçiyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Tuğba Ayan 13.11.2006
dört bir kıtadan insanlar..farklı dinlerden insanlar..biraradalar ve bize arafta kalmanın sancılarını anlatıyorlar ve gail kendi kederinin içinde boğuluyor...son yıllarda okuyabileceğiniz ve zevk alabileceğiniz çikolata tadında bir roman..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
genie 25.07.2006
açıkçası elif şafak türk edebiyatına ve biz yeni nesle bir armağandır. buna bağlı araf adlı eseriyle tanışmam da geç olmadı ve diğer bütün eserlerindeki aykırı ama gelenekselci bir uzlaşma burda da sezilmekte özellikle kitabın karakterlerinden Abed'i okuyucuların iyi analiz etmesi gerek nitekim yazarın diğer eserlerinde ne demek istediğim anlaşılacaktır iyi okumalar...
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
ada_cey 09.05.2006
Elif şafak zaman zaman basından yazılarını okudugum bir gazete yazarı olarak tanıdım bir dostumun tavsiyesiyle araf'ı alıp okuduğumda çok farklı bir yazarla karşılaşmanın mutlulugunu hala yaşıyorum ileride daha güzel eserler vereceğinden hiç şüphem yok herkese elif şafak'ın kitaplarını okumasını tavsiye ederim yenilerini sabırsızlıkla bekliyorum dostuma teşekkür eder yazara başarılarının daim olmasını dilerim
Yanıtla
35
0
Destekliyorum 
Bildir
Araf, Elif Şafağın Bit Palastan sonra okuduğum ikinci kitabı. Tek kelimeyle muhteşem. Farlı karakter, inanç ve yaşam tarzlarının çok ustaca tek bir odaya sığdırılması. Hepimizin zaman zaman hissettiği yalnızlık ve yabancılık duygusunun sadece bizce hissedilmediğini çok açık gözler önüne seriyor, çok beklenmedik ve şaşırtıcı bir son. Herkese tavsiye ederim, mutlaka okunması gerekli, öğrettiği çok şey var.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
SelenEskibina 22.03.2006
Araf, içerik bakımından çok ilgi çekici, okurken sürükleyici,bize yararı olabilecek birçok yeni bilgi ile dolu bir roman. Roman, dil bakımından da çok hoşuma gitti. Akıcı ve okuyanı sıkmayacak bir dille yazılmış. Ben Araf’ı okurken özellikle içerisindeki ince düşünülmüş detaylardan çok etkilendim. Elif Şafak, birçok kültürü ve dini birden işleyerek bize başka milletler hakkında da bilgi edinme şansı vermiş. Bunun yanında farklı milletlerden olan birkaç insanın aynı ev içersinde nasıl düzen içinde yaşadığını göstermiş. Birbirine hiç benzemeyen kültürlere ve dinlere sahip olan gençlerin birbirlerine saygılı olmaları bu romanın en anlamlı ve en ilgi çekici yanı benim için. Kısacası Araf, birden fazla dini, kültürü ve milleti konu alan, bunları en ince ayrıntılarıyla inceleyen, dostluk bağıyla süslenmiş çok güzel bir roman. Bu romanın en büyük özelliği bir evde farklı özelliklerdeki dört kişi ve onların arkadaşları Debra ile Gail’in arasında geçiyor olması. Hepsinin ayrı bir özelliği olması, yazarın bize farklı hayatları bir çerçevede göstermeye çalıştığının bir göstergesi. Bence çok başarılı, istenen konuları çok güzel işlemiş bir roman. Kesinlikle tavsiye ederim...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
çağanoz 27.09.2005
Farklı milliyetteki üç arkadaş Amerikada aynı evi paylaşmakta. Bu üç gencin iç dünyalarını, huzursuzluklarını, yabancı bir ülkede kendi kimliklerini bulmaya çalışarak ve bir yandan da kendilerine yabancılaşmamaya çalışarak yaşamalarını anlatan kitap oldukça başarılı.
Aşk, dostluk, kültürel çatışma ve yabancılaşmanın oldukça net bir dille pırıl pırıl anlatıldığı roman Elif Şafak'ın her zamanki naif, pırıltılı tarzından biraz farklıysa da yine de kendisini okutmayı başarıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ayşebillur 23.05.2005
bu kitabı okuduktan sonra insan ben nerdeyim sorusunu sormaktan kendini geri alamıyor ben nerdeyim bir bedende kaç ruh taşıyabilir insan yada kaç kere bir ruhu taşımanın ağırlığı altında ezilir edebi açıdan belki mahrem kitabıyla aynı kulvarda koşamayabilir ama içimizde yaşayıpta kendimize bile itiraf edemediğimiz arada kalmışlıklarımızı kirli bir çamaşır gibi yüzümüze vuruyor hangimiz Abed yada Gail olmadık...ben şiddetle tavsiye ediyorum iyi okumalar:)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Esra Demir 21.05.2005
İç içeyiz, farkında mı değiliz.Homojen bir zeminde hetorojen halde. Susuyoruz farklı hayatlarımıza, sonu ne diye sormuyoruz. Sağa sola çekiştirip hoşgörü kalıpları içine sığdırma çabaları ile kayıtsız mı kalıyoruz yoksa birbirimizi doğruya vardırma yoluna. Her birimiz bir parçamızı mı kaybediyoruz belki adı aslına bakılırsa uçurum olan paylaşımlarımızda. Hadi biraz senden biraz benden. Biraz diye diye elde kalmadı hiçbir şe(y)..

Dilleri farklı, inançları farklı 3 arkadaş, aynı evde. Ortak paydaları yabancı damgasını yemek durumunda kaldıkları bir ülkede, Amerika’da okuma çabası içinde olmaları. Sigara, içki ve hatun düşkünlüğü olan, nüfus cüzdanında dini İslamiyet olarak yazılmanın dışında din adına bir kaygı taşımayan Türk vatandaşı Ömer, İslamiyet’in kuralları çerçevesinde hayatını devam ettirme çabasındaki Fas’lı Abed, Katolik bir İspanyol olan Piyu. Ömer’in bitmek tükenmek bilmeyen, iki üç günde bir değişen kız arkadaşları evi her gün süslemekte olan biblolar. Abed, onları kendi hayatları içinde anlama çabasında çenesi düşük bir arkadaş olarak eve farklı bir hava katmakla meşgul. Bir de kesinlikle belirtmek gerek: değişen diş fırçalarına ayak uyduramamakta . Piyu kendi halinde en azından Ömer gibi aslını inkara kalkmayan, blumia hastalığı olan Alegra adında istikrarlı devam eden ilişkisinin kahramanı bir kız arkadaşı olan karakter. Farklı bir ilişki yumağından bahsetmek gerekirse bu ilişkinin kahramanlarının isimlerini de zikretmek gerekir zira romanın sonuna, ve aslında tamamına, Araf tadı katan da bunlardan biridir. Gail ve Debra. Her türlü psikolojik sorunu bünyesinde taşıma kararlılığında olan Gail ile Debra lezbiyen ilişki yaşamış bir çifttir. Ta ki Gail Ömer’e kendi ifadesine göre aşık olma haline bir miktar yaklaşıncaya kadar. Ve Ömer dünyalık tek aşkını bulduğuna inanarak, Gail ise aşık olma haline bir miktar yaklaşarak evleniyor. Ne mi oluyor? Bitti artık mı oluyor? Aşk çözdü mü sanıyorsunuz?
İnsanın ruhunu sarmış kemirici bunalımlar aşık olma haline bir miktar yaklaşınca geçecek mi sanıyorsunuz? Aslını bulamayan, O’na yaklaşamayan, gerçekten daimi bir kaçış halinde olan helak olmaktan kurtulacak mı sanıyorsunuz?
İçimden geçenleri diyemiyorum. Mutlu ifadeler yansırken suretimden, gülücükler saçarken ben, ölme girişimlerinde bulunuyorum. Çanhıraş sesler yükseliyor ruhumdan. Beni bırak diyor bedeninden..Aslımı bulmak istiyorum. Bırak beni anlamsızlıklardan, doğruya gitmek istiyorum. Ve uçuyorum. 2.7 saniyede, sadece..

Elif Şafak bu romanı yazarken ne amaçladı bilmiyorum. Belki karakterlerin hayatlarını oldukça başarılı bir şekilde dolu dolu yansıtıp bir tad bırakmak istedi, belki hissettiği bir şeyler vardı ve bize de duyurmak, paylaşmak istedi. Belki de her ikisi.. Okumak gerek ve düşünmek gerek üzerine.Belki yıllar sonra hepsinin hayatı geçmişte tanıklık ettiğim birer hikaye olarak kalacak elime. Unutacağım karakterleri, yaşananları. Ama içimde bir şeyleri uyandıracağı “kesin” olacak. Bilmediğim bir yerlerde..
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Suat Sungur 27.03.2005
Belirtmekte yarar var; 'Araf', Amerika'ya gelen Ömer'in Fas'lı Amed ve İspanyol Piyu ile paylaştıkları evdeki yaşantısı, Gail'e âşık olması ve evlenmesi özetiyle anlaşılacak bir roman değil. Elif Şafak, aslında bir hikâye anlatmayı da amaçlamamış; hikâye zamanın akışına bağlı olarak zorunlulukla çıkıyor ortaya. Şafak'ın meselesi, bireyin kendisine yabancı bir ülkede, yabancı bir toplum ve kültürde içine düştüğü karmaşık duygu, düşünce ve ruh hallerini çok sayıda karakter üzerinden sergilemek. En çok da yalnızlık ve yabancılaşma üzerinde duruyor. Öyle bir yalnızlık ve yabancılaşma ki, yalnızca Ömer, Amed ya da Piyu gibi yabancılar değil, Gail ve Debra gibi yerliler de kurtulamayacaktır insanı depresyonun eşiğine getiren etkilerinden.

Başarısı burslarla ödüllendirilmiş ya da yaptıkları işleriyle hayat karşısında donanımlı insanlardan oluşan roman kişileri cins, ırk, kültür ayrımı gözetmeksizin bozuk ruh hali paydasında birleşiyorlar. Elbette kökenlerine göre değişiyor bozukluk biçimleri. Mesela Gail'in şahsi özellikleri arasında obsesif kompulsif bozukluk, panik atak, sosyal fobi ve benzerleri var. Aşçılığı ile parmak ısırtan Alegre, tombul bir çocukluk geçirmenin travmasıyla sabitlenen bulimia hastalığının pençesinde. Sevgili Piyu, başka kadınlara ilgisini sevgilisine kanalize edemiyor bir türlü. Güçlü bir karakter çizen lezbiyen Debra, istediği hayatı kuramamanın tedirginliğini üzerinden atamazken Amed, kültürünün ahlaki değerlerini gururla taşıyarak yaşadığı Amerika'da hiçbir kadınla ilişki kuramıyor. Şafak, medeni dediğimiz hayatın neden olduğu yarılma ve nevrozları hikaye içinde kaderlerini sanki kendileri belirleyen karakterleri üzerinden çarpıcı ama abartısız ve açık bir biçimde işlemiş. Bu nedenle Ömer ve Gail'in çok ayrı dünyalardan gelip bir aşkta ortaklaşan zigzaklı hayat çizgilerinin İstanbul'da noktalanan sonu üzecek belki, ama şaşırtmayacak okuyucuyu.









Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Ayten Aksu 18.02.2005
kültürel farklılıkları bir arda vermeye çalışan...aynı zamanda bu birlıkteliğinde zorluğunu vermeye çalışmış...fazla ayrıntılara gırmesi konuyu arka plana itmesi...dildeki eksiklikleri ön plana çıkarmasına neden olmuş..çok başarılı bır sonuç çıkmamış...
Yanıtla
7
1
Destekliyorum 
Bildir
erdal azman 12.02.2005
Arada kalmak. Ne oraya, ne de buraya ait olmak. Ben neyim, nereye aidim. Kişilik çatışmalarının, ülkeleri arasında sıkışmış, tam değişmiş gibi görünse de aslında eski beni taşıyanların hayatın içinden yansıması ARAF, tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Elif Şafak'ın okuduğum ilk kitabı, Araf. Diğer kitaplarını okuma isteği uyandırmış olmasa da, ifadesi oldukça zengin bir yazar. Amerikada yaşayan ve çeşitli milletlerden öğrencilerin hayatının anlatıldığı bu romanda, İspanyol Pansiyonu filmindeki gibi kültürel farklılıkları görmekteyiz. Final sahnesini zorlayarak yazmış gibi bir izlenim edindim. Gerçi bu hikaye nasıl sonlandırılırdı o da ayrı bir muamma.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Satroba 29.11.2004
hayal kırıklığına uğramak, beklentiye girmek görecelidir.Her insan okuduğu eserlerden farklı çıkarımlar farklı bilgiler ve hazlar alır.Bence Elif şafak bu kitapta herkese istediğini sunmayı başarmıştır.uzun ve sonu enteresan bağlantılara uzanan cümleleri çok farklı yaklaşımları; bu da insanın aklına gelir mi dedirten düşünceleri ve kelimelerle oynanan dilsel oyunları ile okunulması keyifli bir yazar ve eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
ortu 30.06.2004
elif şafak, araf'ta olnları, daha doğru bir deyişle arada olanları anlatıyor. yani kimlik arayışında olanları. zaten çalışma konusu da marjinal kimlikler üzerine. Aslında, buradaki marjinallik, kendi kişiliğinin "taraf tutarken tarafsız bakabilme" çabasından kaynaklanıyor. Bunu söyleşilerinden daha da iyi bir biçimde çıkartabiliyorsunuz. yani cennete gidiyor ve melekler, bizden değilsin diye rahatsız oluyorlar. veya cehennneme gidiyor şeytanlar huzursuzlanıyorlar. belki (benim gibi) paralel düşünenleri de çıkarsa, yaşam kamplaşmalardan kurtularak, anlaşmalar zeminine oturabilir. Aksi halde zaten insanlık kendi sonunun taşlarını döşüyor. Ayrıca, dli, edebi gücü ve romanı bitiriş tarzı ilgi çekici. Dil kullanırken eskiyle bağı koparmamak için, yalnızca öztürkçe kelimeler kullanmıyor. diğerr romanları gibi kolay okunan bir roman.
Yanıtla
2
3
Destekliyorum 
Bildir