Yabancı Hakkındaki Yorumlar

diger 28.02.2008
felsefeyi seven psikolojiyle ilgilenenler için okunması gereken bir eser
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
bkilinc 29.01.2008
Yabancı'yı düşündükçe yanında dingilliği taşıyan bir tembellik çöküyor içime, tam da romanın kahramanı gibi oluyorum.
Camus'yü tanımaya başlamak için güzel bir adım Yabancı. Mutlaka diyorum, mutlaka okumalısınız!
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-288903 30.12.2007
Bazıların aksine kitabı okumak ve anlamak "bir çırpıda bitirverdim valla" geyiği yapmayan ya da gerçekten bunu alışkanlık haline getirmeyen insanlar için zamanın da olumlu katkısıyla yeterince kolay! Kütüphanenizde Alber Camus'ye yer açmayı unutmayın! Okuyalı 3 sene oldu ve dün gibi hatırlıyorum o kısa gibi duran kitap o kadar derindiki okurken dış dünyadan kendimi soyutlama ihtiyacı duymuştum, her şey çok yeni çok taze gelmişti. Yabancı beni sarsmıştı! Ve artık her şey çok saçmaydı:)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
okunması gereken bir yazarın kesinlikle okunması gereken bir romanı. "insanın zamanla alışamayacagı hiç bir düşünce yoktur" diye bir cümle var kitapta. kitabı çok güzel özetliyor. kendi iradesini adeta reddeden, hiçbir şeyi önemsemeyen, sadece alışkanlıkları çerçevesinde yaşayan biri roman kahramanı.

romanda mahkemede geçen bir bölüm var. kahramanımız avukat, savcı ve yargıç konuşurlarken itiraz etmek ister ama başaramaz, susar bir şekilde, konuşamaz, müdahele edemez. sanırım yazar burada imgeleme yoluna giderek mahkemeyi insan hayatına, kahrmanımızın tavırlarını da insan iradesine benzetmiş ve irademizin hayatımızdaki yerini sorgulamış. okumak gerek...
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
kyzylsungur 02.06.2007
Saçmacılığa inanan bir insanın böylesine saçma olmayan bir kitap yazması gerçekten şaşırtıcı. Kitabın insanı ürküten bir akıcılığı var. Özellikle sonlara doğru, yabancının ölümüne yaklaştığı o zamanlardaki edebiyat insanın içini ürpertiyor.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum 
Bildir
Sokrates "sorgulanmayan hayat yaşamaya değmez" der. Hayatla bağınızı kopardığınız, yaşamdan zevk almadığınız, dünyaya kayıtsız davrandığınız, hatta annenizi kaybetmenizin sizin için bir şey ifade etmediği anlarınız oldu mu? Böyle iseniz siz ya depresyondasınız yada nihilist oldunuz. Nihilist edebiyatın baş yapıtlarından biri "Babalar ve Oğullar" ise diğeri de Camus'un "Yabancı"sıdır. Acaba yaşamın değerini en iyi anladığımız zaman artık öleceğimizi öğrendiğimiz zaman olabilir mi? Camus'un kahramanı için öyle.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
sidelya16 25.04.2007
beni etkileyen kitaplardan biridir yabancı.Burada roman kahramanı cinayeti nedern işlediğini kendi bile bilmemektedir,öylesine kayıtsızdırki hayata hiç birşey onu şaşırtmamaktadır, aslında bu durum hayatımızdaki çok küçük bir ayrıntı gibi görünen heyecan duygusunu yitirmemiz karşısında hayata boş gözlerle bakan içi boşaltılmış bir insanın dramı gözlenmektedir.Özetle içindeki çocuğu kaybeden için yaşamda bitmiş sayılır...
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
proddity 16.03.2007
Yabancı'yı okurken bir sessizlik kaplıyor insanın etrafını sanki.

Kişisel algım sonucu ara sıra Yann Tiersen'in Monochrome'u ile bozulan bu sessizlik, Christian Bale'ın The Machinist filmindeki halini hatırlattı çoğu kez. ne şarkıyla, ne de filmle aslında doğrudan bir bağlantısı olmayan kitabın ilginç bir şekilde "uyandırdığı his" buydu, üslup buydu, ve esir ediciydi.

Camus'nün neden varoluşçuluğun en güçlü temsilcilerinden sayıldığını anlamanız için yeterli ve hatta Camus'ye hayran bırakıp diğer bütün kitaplarını okumak istemenize sebep olacak bir eser Yabancı. Yazarın ilk meşhur kitabı olması itibariyle de aslında tanışmak için ideal seçenek.

"Bence bunların hepsi birdi."

"Ruhu üzerine eğildim, sayın jüri üyeleri, ama bir şey bulamadım."

"İnsan hiçbir zaman bütün bütün mutsuz olmaz."
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
MustanG16 10.03.2007
Çok korkutucu bir kitap. Her şeye boş vermiş bir karakter olan M.Mersault annesinin ölümüne duyarsız hatta kendi idam kararına bile olağan bir şekilde karşılayan bir profil çiziyor. Kitabı okurken ne diyor bu adam diyorsunuz. Yazar A.Camus her şeyi saçma bulan bir karakter çizerken siz yazarın düşüncelerini saçma buluyorsunuz. Fakat gözünüzü açıp dışarı baktığınızda insanları incelediğinizde aslında bir çok yabancı ile hayatı paylaştığımızı fark ediyorsunuz. O kadar uçta olmasalar bile yabancılar hayata. Örnek olarak ipodunu kulağına takmış bir metro camına kafasına dayamış bedenen orada olup fakat ruhen başka yerlerde olan tüm dünyaya kendini yabancılaştıran işe yada okula giden o kadar M.Mersaultlar var ki.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
eguneri 24.02.2007
Yabancı, toplumun değerlerine yabancılaşmış bir insanın yaşamından kısa bir kesit sunuyor bizlere.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
hcaner 17.08.2006
Kitabı bitirdiğimde anlam veremediğim bir nedenle elimden fırlatıp attım. Sanırım yazarın düşünceleri çok ürkütücüydü. Bunu da kitabın sonunda anlıyorsunuz.

Kitapta insan düşüncesinin ne kadar derinlere ulaşabilceğini görünce şaşıracaksınız.

Bir çırpıda, ara verilmeden okunmasını öneririm.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
oralet 27.07.2006
Üslubu nedeniyle okumaya doyamadığım bir kitap.Meursault'un felsefesiyle olayların aktarılış tarzı o kadar uyuşuyor ki hayran kalmamak mümkün değil.Cümleler olay kurgusu içinde güçlü vurgularla kısa kısa verilmiş.Sanki bir an evvel olayı bitirip gitmek var Meursault'un aklında.Hayata karşı öyle kayıtsız ki sadece iş yapmak iş yapıyor.Bir nevi günü kurtarmaya çalışıyor.Hayatı neden sonuç ilkesine dayanmayan bir biçimde olabildiğine boş ve anlamsız.Hayatımız boyunca tanıma fırsatımız olamayacak bi karakter sunmuş Camus bu kitabında bize.Bize de bu ilginç karakter üzerinden kendimize yeni bir bakış açısı katmak ve kitabın felsefesini anlamak düşüyor.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
SEREF Aydin 24.06.2005
Edebiyatçılar 'roman' kavramını tanımlarken genellikle olayların kişi, zaman ve mekan kavramları ile birlikte anlatıldığı uzun edebi türlerdir diye görüş bildirirler. Albert Camus'un "Yabancı" adlı bu eseri tanımlara pek uymuyor. Yaklaşık 118 sayfa olmasına rağmen roman türünün en güzel örneklerinden birisi oysa. Romanda çok basit bir olay örgüsü dikkati çekiyor. Annesini kimsesizler yurduna bırakan Mersault, üç yıl sonra ölüm haberini alır ve oraya gider. Burada ilginç kişi ve olaylarla karşılaşır. Kendisini bir anda anlamsız bir cinayetin içinde bulur. Mahkemede ise kendisini savunmak bile istemez. Romanda verilmek istenilen mesaj sanırım hayatın anlamsızlığı karşısında insanın yalnızlığıdır. Bunu kahramanın çok kısa konuşmalarından da çıkarmak mümkündür. Karşısındakilere verdiği cevaplar bir kaç kelimeden ibaret. Konuşmaktan kaçınan bir tip çizmiş yazar. Gerçekten okunmaya değer bir eser.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
outofnick 20.03.2005
Can Yayınları'ndan çıkan ve Vedat Günyol'un muhtesem önsözü ile baslayan yabancıda Albert Camus'nun yalın ve simgesellikten uzak kolay dili öncelikle gözümüze çarpıyor.Eserin konusu ise yakınındaki bireylerin yanında tüm topluma yabancılaşmış Mersault isimli karakterin ic dunyasinda yasadıkları.Olaylar birinci tekil sahsın agzından anlatıldığı için karakter psikolojisini daha detaylı gözlemleyebiliyoruz.Camus ve varoluscu felsefe ile tanışmak için iyi bir baslangıç.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-145560 25.01.2005
Oldukça etkileyici bir kitap. Topluma yabancılaşmış kahramanda varoluşçuluk akımının izlerini oldukça belirgin şekillerle görebiliyoruz. Kendi varoluşunu bulma çabası içinde toplumdan kendini soyutlamış ve tek başını kalmış en sonunda. Bu varoluş sancıları öyle bir boyuta ulaşmıştır ki kendi idamını bile hayatın normal akışı içinde kabullenebilecek bir psikolojiye bürünmüştür kahramanımız. Lakin bu etkileyici eserin temelinde inançsızlığın, hiç bir şeye inanamamın verdiği güvensizliği, iç sıkıntısını ve amaçsızlığı da buldum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
berlineraussie 01.11.2004
Kitap bir bakımdan muhteşem denilebilecek bir kitap!
Kitabı bitirdiğiniz an kitabın size verdiği mesajı anlamışsanız aldığınız ders size epey uzun bir süre yetecektir.
mutlaka okuyun!
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
morpatlican 01.11.2004
aslında hayata yabancı değil de tekliği ve algılaması karşısında yabancı karşılanan bir insanın öyküsü...yoksa hayata yabancı bir kişinin bunalımı ve hayatı terketmişliğinden çok hayatımı böyle yaşadığının farkındalığı ve dinamiğiyle eleştirel olarak yaşayabilen bir insan görülüyor...son derece güzel bir roman...
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Ayhan Kaya 25.05.2004
Bir adamın , aile kurumunu ,cemiyeti ve dini reddetişidir Yabancı.Sıradan bir hayatı olan kahramanımız ,annesinin ölümüyle başlayan olaylar zinciri içinde bir yabancılaşmanın simgesi oluverir.Sevgilisi Merie , komşuları Raymond , Salamone bu yabancılaşma içinde ustalıkla anlatılan karekterlerdir.Kahramanın bir cinayeti ile hayat sorgulaması başlar ,bu sorgulama ,onun idamına kadar sürer.Varoluşçuluk tezinin ünlü düşünürü Camus Fransız Cezayir'inden usta bir anlatı çıkarmış , yirminci yüzyılın insanını da anlamaya yönelik iyi bir roman ,salık veririm.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
albert camus'un başarılı romanlarından biri.gerek konusu gerek dili gerekse okuyucuya verdiği ders tam anlamıyla mükemmel.yaşama karşı olan bireyin,hayatla olan mücadelesi çok hoş bir dille anlatılmış.kendisiyle hesaplaşmak isteyen,kendini hayata yabancı görenler varsa bu kitabı bence okumalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
eada 21.02.2003
Saçmalığın hayata yansıması ve büyüyerek hayatı nasıl egemenliği altına alıp, anlama "hadi be sen de" diyerek ezmesi ve gülmesi bundan daha iyi anlatılamaz. Mantığın tabanında neler olduğunu sorgulayan insan, bulma ya da bulmamanın saçmalığını duyumsayabiliyor mu? Kesinlikle okunmalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ikaradut 18.02.2003
Albert Camus Cezayir asıllı Fransız yazar.Sırf bu cümleyi duymamak-dedirtmemek için komünist olduysa bilmem;bildiğim tek şey komünist partiden atıldığıdır.Genç yaşta ölen Camus,genç yaşta da Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmış bir yazar ve düşünür.Ondan çağımızın peygamberi olarak bahsediliyor kitaplarındaki eleştirmen ve çevirenlerin yazdığı sunularda.Albert Camus bir peygamber desek yeridir aslında yalnız kutsal kitaplarını gökten değil kaleminden aktarıyordu sayfalarına.Fransız Edebiyatı her daim büyük yazarlar yetiştirmiştir.Louis Aragon,Paul Eluard,Albert Camus,Victor Hugo ve ismini burada zikredemiyeceğim kadar çok büyük yazar...Bu yazarlar içerisinde Camus'nün yeri farklıdır.O yazdıklarını sağlam bir hayat felsefesine dayandıran bir yazardı.Diğer büyük yazarlarda da bir felsefeye dayanan yapıt yaratma vardı ama eserlerine bunu Camus kadar tesir ettirememişlerdir.''Yabancı'' bu tesir örneğine en güzel ve büyük eserdir.''Yabancı'' dan sonra bu tip esere örnek Camus'nün diğer bir romanı olan ''Veba'' dır. ''Yabancı'';hiçlik,boşluk,boşunalık gibi konuları roman tarzında anlatan çok değerli bir eserdir.Durkheim'ın anomisine ve Sarte'ın Ate-Varoluşçuluğuna göndermeler vardır kitabın içersinde.Kitapı başka bir edebi eserle mukayese etmek istersek buna en iyi örnek Ahmed Arif'in ''Hasretinden Prangalar Eskittim'' adlı tek eseridir.Ne alakası var demeyin.Ahmed Arif'in ritm,uyak anlayışı Camus'nün ''Yabancı'' sına benzer.Bir el en sağdayken,diğer el soldaykenken bu eller sonda öyle bir kenetlenir ki romanı illa bir defa daha okumak istersiniz ya da şiiri...Ahmed Arif bunu mısralarda ya da başka biçimlerde şiirinde, Camus ise romanlarında yapmıştır.''Veba'' nın sonundaki süprizi hatırlayın.-bu süprizi özellikle söylemiyorum-''Yabancı'' okuyan insanın hayatında devrim niteliğinde değişiklikler yapacak bir başyapıttır.Bu başyapıt da ancak Camus gibi kendi felsefi,sosyolojik ve insani değerlerine sarılan bir kişi tarafından yaratılabilirdi sadece.Gothe'nin romantizm akımına dayandırdığı ''Genç Werther'in Acıları'' bu türdeki başyapıtlara iyi bir örnektir...
Yanıtla
5
1
Destekliyorum 
Bildir
elbereth 02.10.2002
hangimiz hayata bazen onun kadar yabancı olmuyoruzki.annemizin basında ağlamasakta,bir cinayeti sinek öldürür gibi işlemesekte bazı anlarda hangimiz ondan farklı oluyoruz.albert camus un- hayat boştur düşüncesinden yola çıkarak yazdığı kitapta; boş bir hayattan öte, dolu bir hayatın boş bir insanını anlatması kitabı şahesere dönüştürüyor.bir insanın umursamazlığı ancak bu derece ustaca ve sıkmadan anlatılabilirdi.hergüne boş başlamak ve hergünü boş bitirmek ancak bu derece zevk verebilirdi okuyucuya.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
cesur yalçın 01.10.2002
Albert Camusun Yabancı kitabını okuyan adamı yürüyüşünden tanırım.Bu sözler bir edebiyatçıya ait.
Fakültenin önünde bir arkadaş neyin var durgunsun dediğinde aklıma bu sözler gelmişti.Hiç dedim.Hiç sadece okuduğum bir kitaptan etkilendim.
Bir insan annesinin cesedinin başında kahve içiyor.Benimle evlenecek misin diyen kız arkadaşına bu çok ta önemli değil diyor.Yani adam topluma tamamen yabancı.
Absürd ve saçma üzerine bu kadar klas bir roman daha herhalde yazılmamıştır.
Yanıtla
39
16
Destekliyorum 
Bildir
saitemre 04.12.2001
bir yaz günü sıradan bir insanın sanki kuş öldürü gibi birini öldürmesi.. sorumsuzca ve isteksizce.. kendini berbat hayatın anlamını çözmekten uzak, kendi yolunu kendi çizmeye çalışan bir serseri .idam öncesi bile ölen her insanınn huzura kavuşacağı felsefesi ile kendini sorgulama zahmetine bile katlanmaması...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
c'est serpil 08.10.2001
albert camus seven biri olarak bu kitaptan çok etkilendiğimi söyleyebilirim. hayata yabancı birinin, hayata karşı gelişi ancak bu kadar hoş anlatılabilir.
Yanıtla
13
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
myangie 05.10.2001
camus'nün en çok tanınan yapıtı.hayata bu kadar yabancı oluşu bu kadar iyi anlatan başka bir yazar yoktur heralde... hayata bu kadar dirençsiz, bu denli sessizce ancak yabancı karşı gelir. kendinize hayatınıza yabansıysanız bu yabancıyla tanışmanız gerek
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir