Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar
Tüm Dünyada milyonlarca satan Dan Brown’nun Da vinci Şifresi adlı kitabına eleştiri olarak yazılan kitap. Yazar Dallas Teoloji kürsüsü araştırma profesörlerinden. Kitabın ilk bölümü Magdalalı Meryem’in Hz. İsa’nın karısı olup olmadığı ile ilgili araştırmalar ile geçiyor ve karısı olmadığına yönelik getirdiği kanıtlar ile tamamlıyor. İkinci bölümde İsa’nın başka herhangi bir kadın ile evli olup olamayacağı yönündeki araştırmaları kapsıyor ve bunun da mümkün olamayacağına yönelik kanıtlar sunuyor. Sonraki bölümler ise İsa’nın bekar bir kişi olarak Yahudi toplumundaki yeri, Gnostik İncillerin İsa hakkında getirdiği açıklamalar, Yeni Ahit’in oluşma şekliyle ilgili açıklamalar ile sürüyor. Güzel bir çalışma olmuş ama Da Vinci Şifresi’nin heyacanını ve ilginçliğini gölgeleyememiş bence. Yine de önemli bilgiler için Da Vinci Şifresi’ni okuyanların okumasını tavsiye ederim.
Aşırı popüler kitapları okumayı tercih etmememe ramen arkadaşlarımın ısrarı ile bu kitabı okudum ve gerçekten de çok farklı bir kitap olduğunu gördüm. Hıristiyanlığı farklı bir bakış açısından incelemesi ile, Sion Tarikatı, Masonluk, Tapınak Şovalyeleri gibi konularda derin bilgiler içermesi ve bu bilgileri heyacanlı ve tempolu bir roman içinde aktarması ile çok farklı bir kitap. Kitabın tüm dünyada çok ilgi görmesi üzerine Dallas Teoloji Kürsüsü Yeni Ahit çalışmaları Araştırma Profesörü Darrel L. Bock, “Davinci Şifresi’nin Kırılması” adında, kitap hakkındaki eleştirilerini anlatan bir kitap yayınladı. Bu kitabı da ilgi duyan okuyucuların okumasını önemle tavsiye ederim. Kitabın heyecanı ve akıcılığı ayrıca takdire değer, 500 sayfaya yakın bir kitap olmasına ramen kitabı ancak bittiğinde elinizden bırakabilirsiniz. Güzel tercümesi nedeniyle ayrıca mütercimi de takdir etmek gerekir.
Mehmet Altan kitabında iktisat alanındaki çalışmalarını toplu halde sunarken, Türkiye'de uzun süredir tartışılan bürokrasiye akademisyen bakışı ile ışık tutuyor.
Altan kitabında daha önce kitaplaşmamış "Türkiye'nin asıl egemeni kim?" gibi sorulara çeşitli perspektiflerden bakarak cevap arıyor. Altan'ın iktisat ile ilgili yazdığı dördüncü kitap. İlk kitabı "Süperler ve Türkiye"de Amerikan ve Sovyet yatırımlarını, bu iki dev ile Türkiye'nin ilişkilerini ve dış politika ile ekonominin bağını irdeleyen Altan, ikincikitabı "Darbelerin Ekonomisi" nde Türkiye'de yaşanan askeri darbelerin temel nedeninin dış dünya ile uyumsuzluktan kaynaklandığını öne sürüyor.
Yazarın profesörlük tezi olan "Kapitalizm Bu Köye Uğramadı"da Altan, Türkiye'nin hiçbir zaman kapitalist üretim tarzı ile eklemlenmediğini ve derin bir nitelik değişimine uğramadığı iddiasında bulunuyor. Bu kitabında Türkiye'nin sömürülerek geri bırakıldığı tezini abartılı bulan Altan, Türkiye'nin yeryüzünde gelişen ticaretin etkisinde kaldığını savunuyor. "Bürokrasi mi, Burjuvazi mi?" adlı kitabında iktisatla ilgili çalışmalarını derleyip toplayan Altan, "Türkiye'nin asıl egemeni kim?" gibi önemsediği tartışmalara cevap arıyor.
Raif Karadağ bu eserinde petrolü ilk ortaya çıkışından itibaren ele alarak, günümüze kadar ülkeleri nasıl savaş ve dehşete sürüklediğini, ülkelerde ihtilaller yaptırıp rejimleri nasıl değiştirdiğini, savaşlar çıkarıp haritaların nasıl değiştiğini sürükleyici bir anlatımla ele almış. Konu esas olarak Amerikalı Yahudi Rakofeller’ın Standart Oil’i ile İngiltere Yahudisi Deterding’in Shell’i arasındaki mücadeleyi kapsıyor.İlginç bilgiler mevcut, mesela bunlardan biri Deterding’in 1941 yılına kadar Hitler’in petrol gereksinimini karşılaması! Ancak bunun arkasında koplo teorileri aramaya da gerek yok bence. Deterding, her ne türlü olursa olsun para kazanma peşinde olan biri. Okunmasında büyük fayda olduğuna inandığım bir kitap.
Hegel’in devleti ön plana alan hukuk felsefesine karşı Marx’ın insanı ön planda tutan eleştirilerini okuyabileceğimiz güzel bir eser. “Demokrasi, bütün siyasal anayapıların çözülmüş bilmecesidir” diyor Marx. İçinde derin manalar taşıyan bir cümle. Sanki bir kaç sayfalık bir yazıyı tek cümlede özetlemiş. Hegel’in devletçi tutumunu eleştiriyor ve “Hegel Devletten hareket ediyor ve insanı devletin bir öznelleşmesi olarak düşünüyor. Demokrasi İnsandan hareket ediyor ve devleti insanın bir nesnelleşmesi olarak düşünüyor” diyor. İlgi duyanlar için zevkle okunacak bir kitap.