Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazen geçmişte yaşadıklarımız geleceğimize yön verir, bazen de unuttuğumuzu sandığımız duygular yeniden karşımıza çıkar. Hayatın bize sunduğu her deneyim, her karşılaşma ve her ayrılık ardımızda bir iz bırakır. Önemli olan, geçmişin yükünü taşırken yarına dair umudumuzu kaybetmemektir.
Kitabın kapağındaki iki farklı rengin birleştiği noktada kanatlarını açan kuş, bana geçmişle gelecek arasındaki o ince çizgiyi ve yeniden özgürleşme arzusunu düşündürüyor. ️ Çünkü bazen yeniden başlamak için ihtiyacımız olan tek şey, kendimize bir şans daha vermek ve yarını hatırlamaktır.
Belki de hayatın en güzel tarafı, her yeni güne yeniden başlayabilme ihtimalidir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kızım," Benim Küçük Dostlarım” kitabını büyük bir keyifle okudu ve çok sevdi. Bir kitabın çocukların kalbine dokunması, onlara sevgiyi, dostluğu ve merhameti hissettirmesi ne kadar kıymetli… Kızımın bu kitabı severek okuması, her sayfasında ayrı bir güzellik bulması beni de çok mutlu etti. Çocukların dünyasına sevgiyle dokunan, hayal güçlerini besleyen ve kalplerinde güzel izler bırakan kitapların yeri bambaşka. Küçük okurların kalbinde büyük sevgiler yeşertmek isteyen büyük küçük herkesin mutlaka tanıması gereken, sıcacık ve anlamlı bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocukken dinlediğimiz o tatlı masalları alıp karanlık, tekinsiz ve baştan çıkarıcı bir kadife örtüye sarmak nasıl olurdu? Angela Carter’ın Kanlı Oda’sı tam olarak bunu yapıyor.

Mavi Sakal, Kırmızı Başlıklı Kız ya da Güzel ve Çirkin’i bildiğinizi sanıyorsanız bir kez daha düşünün. Carter, bu masalları yeniden yorumlarken kadınları kurtarılmayı bekleyen edilgen kurbanlar olmaktan çıkarıyor; arzular, korkular ve iktidar ilişkileriyle örülü bir dünyanın içine bırakıyor. Bütün bunları kurutulmuş gül, nemli toprak, deri ve pudra kokularını çağrıştıran zengin bir atmosferle anlatıyor.

Yazarın dili cesur ve duyusal. Kimi yerde ürpertiyor, kimi yerde tuhaf bir haz uyandırıyor. Kanlı Oda, bildiğimizi sandığımız masalların karanlık yüzünü açığa çıkaran tekinsiz bir şölen. Bu kadife örtünün altından ne çıkacağını merak ediyorsanız kapağını aralayın.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısa hacmine rağmen Selahaddin’in hayatı ve askerî kariyeri hakkında dengeli bir portre sunan bir kitap. Yazar, Selahaddin’i yalnızca Haçlılara karşı savaşan idealize edilmiş bir kahraman olarak ele almak yerine, dönemin siyasî dengeleri, rakipleri ve kendi hedefleri içerisindeki konumuyla değerlendiriyor. Kitabın omurgasını 1187 Hıttîn Savaşı oluşturuyor. Savaşın öncesi, gelişimi ve sonuçları üzerinden Selahaddin’in askerî gücü ve Haçlılar karşısındaki başarısı daha anlaşılır hâle geliyor.

Selahaddin’in İslam adına Haçlılara karşı mücadele etmesine rağmen dönemin Abbâsî halifesinden doğrudan askerî destek görmemesi dikkat çekici. Bu durum, Müslüman dünyasının Haçlılara kıyasla ne kadar parçalı olduğunu ve dinî hedefler ile siyasî çıkarlar arasındaki farkı göstermesi açısından ilginç.

Ayrıntılı bir biyografiden ziyade kısa ve anlaşılır bir giriş niteliğinde olan kitap, özellikle Hıttîn sürecini anlamak açısından başarılı bir çalışma.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kadar güçlü bir seri olduğunu ilk başladığımda fark etmemiştim. Okumaya devam ettikçe beni içine çeken güçlü bir kurgu, olay akışında ciddi bağlantılar ve gerçekçi göndermeler... Hem edebi yanı var hem de felsefesi. Sayfaları şişirmek adına uzun betimlemeler kurmak yerine olaylar hep bir adım ileriye gidecek şekilde ayarlanmış. Merak olgusu ilk kitaptan son kitaba kadar neredeyse her sayfada taze tutuluyor ama mutlaka her birkaç sayfada bir merakı gideriyor. Böylece hem biliyoruz hem daha çok merak ediyoruz. Kitap bittikten sonra merak ettiğimiz başka şeyler için özel bir bölüm bile hazırlanmış. Ciddi bir emek verildiği çok belli. Yazar okurunun zekasını ciddiye almış. Herkesin okumasını isterim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Acımak benim için sadece bir hikâye değil, insanı kendi duygularıyla yüzleştiren derin bir yolculuktu. Reşat Nuri Güntekin, Zehra karakteri üzerinden merhametin ne kadar karmaşık ve bazen de geç fark edilen bir duygu olduğunu çok etkileyici bir şekilde anlatmış. Kitabı okurken başta Zehra'nın katı ve mesafeli tavırlarına anlam vermekte zorlandım, ama onun iç dünyasını keşfetmek beni hem şaşırttı hem de etkiledi. Özellikle geçmişle yüzleştiği anlar, insanın birini yargılamadan önce ne kadar az şey bildiğini fark ettiriyor.

Bazen en çok acımaktan kaçan insanlar, aslında en çok merhamete ihtiyaç duyanlar oluyor. Duygusal ama abartısız anlatımıyla, insanın içine işleyen bir hikâye. Kısacası, okuduktan sonra insanı düşünmeye iten ve kalpte iz bırakan çok özel bir romandı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yeğenim için almıştım. Tam bir kitap kurduydu. Daha küçücükken bu siteyi biliyordu açıp beraber kitaplara bakardık. Sitenin amblemini çok severdi. Kendi kitaplığımı ilerde ona vermeyi istiyordum. Ama bu hayalim gerçekleşmedi. Ve onu 11 yaşında kaybettik. İlk defa çoook sevdiğim birini kaybetmiştim o kadar üzücü bir durumdu ki bunu anlatmaya kelimeler yetmez. Yaşayan bilir derler ya öyle bir şey. Onu o kadar çok özledim ki 2,5 ay sonra gideli bir yıl olacak. Bunları buraya neden yazıyorum bilmiyorum. Canım Ömer Kağanım teyzen seni hep kalbinde taşıyacak ve seni hep sevecek sonsuza kadar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Japonca öğrenmek isteyen Türkler için iyi kaynak bulmak maalesef zor olabiliyor. Bu kitabı görür görmez alıp denemek istedim. Eğer Japonca karakterleri hiragana ve katakanayı biliyorsanız ve kanjiyi de öğrenmeyi düşünüyorsanız ya da görünce beyniniz sizi zorlamıyorsa ve başlangıç seviyesinde iseniz kesinlikle alabilirsiniz. Elbette kanaları okuyamıyorsanız da alabilirsiniz çünkü okunuşları yazılmış ancak ciddi şekilde öğrenmek isteyenlere tavsiyemdir. Kitabın içeriğinde size kanaları nasıl öğreneceğiniz ya da kanaları sıfırdan öğretme düsturları yok ancak anime izlerken sürekli alt yazılara bakmak istemiyorsanız, günlük konuşmalara aşina olmak istiyorsanız ve yalnızca Türkçe kaynaklara başvuruyorsanız gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. Herkese iyi çalışmalar ve başarılar dilerim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşk Üzerine
"Olgun aşkı, ham olanından ayıran da budur: Her açıdan daha çok yeğlenir olgun aşk, her insanın doğasında iyinin de kötünün de bulunduğu bilincini taşır, idealleştirmeyi reddeder, kıskançlıktan, maçoluktan ve aşırı tutkudan uzak, cinsel boyutu da olan bir arkadaşlık biçimidir, hoştur, huzur doludur ve karşılıklıdır. Olgunlaşmamış aşk ise (yaşla bir ilgisi yoktur) idealleştirme ile hayal kırıklığı arasında gidip gelir, haz ve güzellik ölümcül bir bunaltıya dönüşebilir, insanın aradığı çözümü sonunda bulduğu duygusuyla, boşlukta kalma hissi at başı gider."

(Buraları aktarırken kafamda vaktiyle çok dinlediğim Jason Mraz şarkısı çalıyor, ne güzel histir çünkü şu: "Lucky I'm in love with my best friend!")

Alain de Botton'un 23 yaşındayken kaleme aldığı ilk kitabı "Aşk Üzerine", 23 yaşında yazılacak kitap değil hakikaten. 23 yaşındayken aşka dair bildiklerimi düşünüyorum da, şu kitaptakilerin 20'de biri etmez. Vallahi saygılar Alain amca.

Bir aşkın doğuşu ve ölüşünü anlatıyor Alain de Botton, uçakta tanışıp aşık olan anlatıcımız ve Chloe'nin ilişkisini dinliyoruz, ancak anlatıcımız aşka dair yazılmış felsefi metinlerden de bolca besleniyor, onlara referanslar vererek öyküyü zenginleştiriyor. Zaten kitap neredeyse aşka dair teorik bir inceleme gibi bölüm bölüm yazılmış, aşkın tüm evrelerini bu öykü üzerinden inceliyor, bir nevi aşkı yapısöküme uğratıyor de Botton.

Ve ne iyi ediyor. Hayatta aşık olmuş olup da şu kitabı yüzünde tanıdık bir gülümsemeyle okumayacak kimse yoktur bence. Elbette her aşk böyle değil ama bir yandan da her aşk böyle - dünyanın en biricik hissettiren duygusunun zaman zaman gerçek bir klişeler öbeği olduğunu hatırlattı bu kitap bana.

Neyi seviyoruz, nasıl, neden seviyoruz ve tam da o sevdiğimiz şeyler nasıl aşkın sonunu getiriyor, öyle güzel anlatmış ki yazar. Her aşkın sonunun başlangıcında gizli olduğu sırrını kucağımıza bırakmış güzelce.

Ben çok sevdim kısacası. Arz ederim!
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ekim 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Geber Aşkım
"Öğle yemeğinden beri tuvalete gitmek istiyorum ama anne olmaktan başka bir şey yapmak imkansız. Ağlayıp duruyor üstelik, ağlıyor, ağlıyor ve ağlıyor, aklımı oynatacağım. Anneyim ben, nokta. Pişmanım esasında ama bunu söyleyemem bile."

Hayatımda okuduğum en sert metinlerden biriydi Ariana Harwicz'in "Geber Aşkım"ı. 2018'de Booker Ödülü'nün uzun listesine seçilen kitap hakikaten çok ama çok ürkütücü: her cümlesine şiddet sinmiş o ağulu metinlerden biri bu. Ariana Harwicz Arjantinli bir genç yazar, Çağdaş Arjantin edebiyatıyla ilişkimi daha da derinleştirme hevesim çerçevesinde tanıştım kendisiyle. Çerçeve bu olunca tabii aklıma hemen Samanta Schweblin geliyor ve izninizle kıyaslıyorum; sanırım şöyle diyebilirim: sürekli "tekinsiz" diyip durduğum Schweblin metinleri, bunun yanında çocuklara uyku öncesi masalları gibi kalıyor.

Arka kapak Clarice Lispector ve Sylvia Plath'ın edebi izlerini takip ettiğini söylüyor yazarın; doğru. Metinde sık sık geçen Virginia Woolf göndermelerini de bence eklemeli, anlatıcının durmaksızın deliliğin sınırlarında gezme (ve zaman zaman o sınırı aşma), içine düştüğü derin depresyonda debelenme halini Woolf ile özdeşleştirmesi anlaşılır. Ben biraz da Elfriede Jelinek ve Ingeborg Bachmann havası sezdim ki yani bu saydığım isimlere aşinaysanız zaten nasıl vahşi bir metin olduğu kafanızda canlanmıştır.

Ben anne değilim, anne olma arzusu hiç duymadım, bu fikri kafamda pek çevirmedim de bugüne dek. Dolayısıyla daha mesafeli bir yerden yorumlayabiliyorum - ama anne olan (ve özellikle doğum sonrası depresyonu yaşamış) genç kadınlar acaba bu çırılçıplak metni okurken ne hissederler merak etmiyor değilim. Anneliğin içine hapsolmuş bir kadını dinliyoruz kitap boyunca, o hapisten çıkmaya çalışıyor, ruhsal ve fiziksel arzularını neredeyse vahşi hayvanlar gibi şiddetle dışa vuruyor, dişliyor, yırtıyor, parçalıyor çıkışı bulmak için.

Ailenin kutsallığını, ışıltılı annelik ideasını, sadakate dair mitleri çok rahatsız edici biçimde yerle bir eden bir metin. Sevdim ya da sevmedim diyemeyeceğim kadar kafamı karıştırdı. Ama çok çok kuvvetli olduğunu söyleyebilirim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir